9 Kasım 2013 Cumartesi

Alıntı: Internet Karşısında Meshnet


Türkiye’de “Meshnet” olsa, yani bir kişi uydudan internete çıkıp modemi ile internet erişimini mahalleye tıpkı ABD’nin mahalle radyoları gibi ücretsiz dağıtsa fena mı olurdu? Bireysel İnternet için merkezi telekom şebekesine ne gerek var?

Meshnet bilgisayar adresinizi gizleyerek devletlerin ve şirketlerin internette hangi siteye girdiğinizi görmesini engelliyor. İstihbarat örgütlerinin, Google veya Bing gibi web arama motorlarının e-postalarınızı ve sohbet mesajlarınızı okumasını önlüyor. Meshnet’e gerçek kimliğinizi cümle aleme ilan etmeden “anonim olarak” giriyor ve fişlenmekten kurtuluyorsunuz.

Amerika’dan Gana’ya ve iflas etmiş Yunanistan’a kadar birçok ülkede meshnet kullanıcıları internete böyle giriyorlar. Meshnet telekom şirketlerini ve internet şebekesini aradan çıkarıyor. İnternette verileriniz bilgisayardan bilgisayara aktarılıyor. Bilgisayarınız plajdaki milyarlarca kum tanesinden biri oluyor ve böylece internete girdiğinizde sizi takip etmek zorlaşıyor. Yine de tam güvenli meshet için VPN ve şifreleme kullanmak gerekiyor.

Ücretsiz özgür internetin adı “meshnet”

ABD’de Maryland ve Seattle’dan, iflas etmiş AB ülkesi Yunanistan’ın başkenti Atina’ya kadar dünyanın dört bir yanında insanlar hızla interneti terk ederek “meshnet”e geçiyor.

Meshnet ya da Türkçe adı ile “Ağ Örgüsü” sıradan kullanıcıların, bizzat biz bireylerin kurduğu kişisel kablosuz internet ağlarından oluşuyor. Pratikte, bir kişi uydu internet şirketine para ödeyerek uydudan internete çıkıyor. Daha sonra geniş bant internet erişimini mahalleye ücretsiz dağıtıyor. Siz de karşı komşunuzun modemi ile internete girmiş oluyorsunuz. Bunun için Türk Telekom, Superonline gibi bir şebeke kullanmıyorsunuz.

Meshnet merkezi telekom şebekesini, devletin ve şirketlerin tek noktadan denetlediği telefon santrallerini kullanmıyor. İnternette siteden siteye gezinirken bunu mahalledeki komşu bilgisayarlara bağlanarak yapıyorsunuz. Verileriniz kablolardan, telefon santralinden geçmiyor. Bilgisayardan bilgisayara aktarılarak internete geziyor.

Meshnet, kulaktan kulağa internet

Sistem Torrent siteleri gibi işliyor: İnternet bilgilerinizin bir kısmı uyduya bir bilgisayardan çıkarken, gezinme bilgilerinizin diğer kısmı ise başka bir bilgisayardan uyduya çıkıyor. İnternete biraz komşunuzdan, biraz köşedeki bakkal amcadan bağlanıyorsunuz. Böylece internette milyonlarca bilgisayar arasında gizlenerek bir nevi görünmez oluyorsunuz.

Bu şekilde beyin hücrelerimizin, nöronların kurduğu sinir ağlarını anımsatan meshnet, kullanıcıyı “dağıtık” yapısı ile interneti şirketler ve devletlerin tekelinden kurtarıyor. Meshnet özgür ve sansürsüz internet, bilgiye özgürce ücretsiz erişim anlamına geliyor. Meshnet klasik IP adresi kullanmadığı için, Torrent sitelerinde olduğu gibi sahte kullanıcı olarak sisteme girip film indiren insanları IP adreslerinden takip etmek pek mümkün olmuyor. Meshnet’in tek bir merkezi sunucusu, günlük (log) kaydı yok.

Bugün siz de meshnet kullanıyorsunuz

Dairenizdeki modemle sağladığınız internet erişimini apartmandaki komşularınızla paylaştığınız zaman ya da amcanız evinize gelip Android telefonunu odanızdaki Wi-Fi modem ile internete bağladığında, aslında siz de bir tür meshnet sistemi kurmuş oluyorsunuz.

TTNET gibi servis sağlayıcılar kullanıcı sözleşmesine “Benden aldığın internet erişimini hane dışında, örneğin karşı sokaktaki komşunla paylaşamazsın” gibi yasal içeriği tartışmalı maddeler koyuyor. Ancak, TC yasalarında interneti başkalarıyla ücretsiz paylaşmanızı engelleyen bir madde yok. Meshnete elinizdeki telefonu arkadaşınızın evindeki modeme bağlar gibi Wi-Fi bağlantısı ile giriyorsunuz

Süper Wi-Fi ve meshnet

Bugün, dünyanın yoksul bölgelerinde 100 km menzilli Süper Wi-Fi modemlerin kullanılması planlanıyor. Evimizdeki modemlerin menzili sokaklarda genellikle 1 kilometreyi aşmıyor, ama Süper Wi-Fi yüksek bir tepeden üç ayrı vadideki onlarca yoksul köye tek antenle internet erişimi sağlayabiliyor (IEEE 802.22 standardı köylere 100 kilometre uzaktan 22 Mbps bağlantı hızı sağlıyor. Sahi biz 16 Mbps ADSL veya 3G’ye kotalı ya da adil kullanım kotalı (!) olarak ne kadar ödüyoruz?).

Süper Wi-Fi bugün İstanbul’da olsaydı, cep telefonu baz istasyonlarının yaydığı manyetik alanların kanser yapma riskini de azaltmış olacaktık. Sadece tek bir geniş bant Süper Wi-Fi baz istasyonu ile, Bağdat Caddesi’ndeki Kızıltoprak-Bostancı hattına ses ve internet hizmeti vermek mümkün olacaktı. Çatılarımız da mimari yapıların, şehrin güzelliğini bozan baz istasyonu işgali altında olmayacaktı.

Meshnet’in en büyük avantajlarından biri bu: Evden eve, sokaktan sokağa yayın yapmak için baz istasyonuna gerek yok. Üniversite kampüslerinde kullanılan ve orta halli birkaç hayırsever vatandaşın satın alabileceği kadar hesaplı fiyatlarla sanayi tipi “uzak kablosuz erişim noktaları” kurabilir ve bir sunucudan yararlanarak interneti bütün mahalleye dağıtabilirsiniz. Bu sunucuya bağlanacak olan sıradan kullanıcının yapacağı tek harcama modem satın almak olacaktır. Pardon, siz zaten modem kullanıyorsunuz.

Meshnet artı güvenilir bir VPN hizmeti: En güvenli çözüm

“Seattle Meshnet” projesinin liderlerinden Dan Ryan, meshnet sisteminin merkezi telefon dinleme ve internet takip sistemlerini bir anlamda devre dışı bıraktığını söylüyor. Sonuçta devletlerin PRISM, Phorm, TrapWire, FinFisher gibi dinleme sistemleri kurduğu telekom şebekesini kullanmıyorsunuz. Bu yüzden sizi takip etmeleri büyük ölçüde zorlaşıyor. Buna bir de güvenli VPN hizmetini eklerseniz gerçekten görünmez oluyorsunuz.

Zaten internet gözetleme sistemleri genellikle “şifre kırarak” değil, telekom şirketlerine “gizlice kaynak yaparak” çalışıyor. Siz uydu modem kullanan arkadaşınıza anonim olarak bağlanınca, uydu hizmeti veren telekom şirketiyle anlaşarak sizi görmek ve gözetlemek de imkansız hale geliyor. Bu güçlüğü aşmak için özel dinleme araçlarının kapınıza park etmesi gerekiyor. Devletler bunu ancak birkaç önemli kişi için yapabilir. Sıradan vatandaş için değil.

Meshnet standart bir mahalle radyosu gibi kendi kanallarıyla yayın yapıyor. Meshnet’i kuran hackerlar, ticari internet bağlantıları ve telekom şebekesi yerine, kendi kontrol ettikleri sinyallerle internete giriyor. Meshnet üzerindeki her bir sinyal aktarma düğümü aslında basit bir anten (uzak erişim noktası, modem ve/veya router) ve bilgisayardan oluşuyor. Her bilgisayar internet sinyalini kulaktan kulağa konuşur gibi yakındaki bilgisayarlara aktarıyor.

Mahallenin internet radyosu

Maryland Üniversitesi’nde okuyan Alexander Bauer’ın hayali, yıl sonunda üniversitenin kampüsünü bir bütün halinde telekom şebekesinden çıkarıp meshnet ile internete bağlamak. Üniversite standart internet erişimini koruyacak, ama meshnet sayesinde öğrenciler telekom şirketlerinin “yardımı” olmadan kendi alternatif anonim internet ortamlarını yaratmış olacaklar. Bunun için bir de kendilerini gözetleyen şirketlere “abonelik ücreti” adı altında para vermeyecekler!

Meshnet’in bir diğer örneği İspanya’nın Katalonya özerk bölgesinde hayata geçirildi. “Guifi.net”in hikayesi de ilginç: Adı defalarca dinleme ve güvenlik açığı skandallarına karışan Oracle şirketinin eski çalışanı Ramon Roca, 2000’lerin başında çiftliğinde hem kendi elektriğini üretmek hem de kendi internetine girmek istedi ve meshnet sistemine geçti.

Şimdi Roca’nın meshnet ağı Guifi.net, 21 binden fazla kablosuz erişim noktası ile Katalonya’nın neredeyse tamamına hizmet veriyor. Guifi.net internette bağımsız web sitelerini barındırmak için sunucu ve video konferans hizmetleri sunuyor, internetten üzerinden radyo yayınları yapıyor.

Haydi interneti kestiniz, meshneti nasıl keseceksiniz?

Mısır’daki Arap Baharından Suriye’ye kadar çıkan bütün toplumsal olaylarda görüyoruz ki, halkın gösterilerle sıkıştırdığı politikacıların ilk işi interneti kesmek oluyor. Peki, Türkiye’de meshnet kurulursa nasıl kesecekler?

Meshnet Türkiye’nin yoksul bölgelerini şehirlerle birleştiren bağımsız bir iletişim ağı olmaya aday ve meshnetin potansiyeli çok büyük. Örneğin Guifi.net yakında hastaneleri ve belediye binalarını İspanya telekom şebekesinden tümüyle bağımsız olarak döşenen özel fiber optik hatlarla birbirine bağlayacak.

İspanya’da belediyeler bizdeki gibi iktidar partisinin büyükşehir belediyelerinin kontrolünde değil tabii.Avrupa Birliği’ndeki belediyeler genellikle son derece yerel ve özerk oluşumlar. Bu noktada meshnetin merkezi olmayan, dağıtık, özgür yapısının aynı zamanda temsili demokrasinin yerine geçecek olan “doğrudan internet demokrasisinin” önünü açtığına da görebiliyoruz. Bu yaz sonunda Katalonya’nın Gurb kasabasındaki Devlet Hastanesi’nin bile Guifi meshnetine bağlanmış olması bunun en somut kanıtı.

Ağ tarafsızlığı

Bugün internetin Türkiye’de ve dünyada pahalı olmasının en önemli nedenlerinden biri ağ tarafsızlığının olmamasıdır (network neutrality). Örneğin Türkiye’de internet ve telefon şebekesinin büyük kısmı Türk Telekom’un kontrolünde bulunuyor: Superonline gibi şirketler ve operatörler Türk Telekom şebekesini kullanmak için devlete büyük paralar ödüyor. Bunun parasını da yüksek internet ücret tarifesiyle biz abonelerden çıkarıyorlar.

Türk Telekom hem ülkemizin telekomünikasyon şebekesine sahip, hem de yine kendi internet şirketi olan TTNET’i işleterek internet sektöründeki Superonline gibi firmalarla haksız rekabet ediyor. Bu sakat yapı firmalar arasındaki rekabeti kızıştırıyor. Bir firmanın şebekesinden başka bir internet firmasının trafiği geçerse doğal olarak kendi trafiğine öncelik veriyor ve diğer firmanın trafiğini yavaşlatıyor. Türk Telekom ayrıca “arabağlantı ücreti” alarak internetin pahalı olmasına neden oluyor.

Meshnette ise “ağ tarafsızlığı” var. Altyapısı güçlü bir meshnetten internete girerseniz, kimse sizin internet hızınızı yavaşlatmaz. Akşam herkesin internete girdiği yoğun saatlerde YouTube videolarınız takılmaz veya online video oyunu oynarken senkron hatası, oyundan kopma (disconnect) veya gecikme (lag) yaşamazsınız. Tüm dünya meshnet kullanıyor olsaydı, herkesin internetten sabit yüksek hızlarda “Torrent film dosyaları” indirmesi bile sorun olmazdı (yeterli altyapı olduğu sürece).

Süper düşük maliyet

Bugün vatandaşın vergileriyle döşenen Türk Telekom şebekesinin, bütün ülkeyi kaplayan internet ağının maliyeti nedir? Kaç milyar dolar? Peki, bütün Türkiye’yi kaplayacak meshnetin kişi başı maliyeti nedir? Hemen herkes için bir modem ve router kadar; işte o kadar!

Çünkü meshnet, özellikle kablosuz meshnet tek tek modemlerden oluşuyor. Kablosuz meshnet için şehir trafiğini altüst ederek ya da doğayı tahrip ederek çukur kazıp yola kablo döşemiyorsunuz. Kullanıcılar evindeki modemi birkaç basit ayarla birbirine bağlıyor. İnternet kullanıcılarının evinde modem olduğuna göre pratikte meshnet neredeyse bedavaya geliyor.

Halkımıza, şehirlerimiz ve köylerimize yüksek hızlı istikrarlı internet erişimi sağlamak için birkaç gönüllü startup girişimci çıksa ve telekom şebekesinden bağımsız fiber optik kablo döşese bu iş biter ama bizde zor. Bizde Superonline’ın İstanbul’a kablo döşemesi için bile fahiş paralar istiyorlar. Hatta Superonline parayı ödemeyi kabul etse dahi bakanlık belediyelere baskı yapıyor ve kazı izni vermiyor. Oysa TTNET her yeri bedavaya kazıyor ve istediği hattı döşüyor. İşte Türkiye’deki durum bu.

Meshnet ile sadece kazı parasından ne kadar tasarruf edebileceğimizi bir düşünün. Sonra da diyoruz ki internet ucuz veya ücretsiz olsun. Bu şartlar altında nasıl olacak? Elbette meshnetle olacak.

ODTÜ’ye ve diğer üniversitelere meshnet kursak?

Meshnet bilginin, örneğin e-kitap, film, müzik albümü, çizgi roman gibi dijital içeriğin son kullanıcıya ücretsiz ya da uygun maliyetlerle ulaşmasında gelecek vaat ediyor. İnsanlar fakir Gana’da yaptılar, iflas eden Yunanlılar Atina’da yaptılar.9 Amerikalılar hem fiziksel hem sanal meshnet geliştirdi ve üniversiteleri ücretsiz olarak güvenle birbirine bağlıyorlar. Biz çok zenginiz ya, telefona ve internete illa para vereceğiz.,

Yazar: Kozan Demircan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder