20 Mayıs 2014 Salı

''Ülkücü Yiğit'' Romantizmi Ölüyor Mu?

Bir zamanlar ülkücü denildi mi korkusuz insan akla gelirdi. Bu camiada zaten böyleydi ama karşı tarafta da böyle düşünürlerdi. Onlar korkusuz demezlerdi ama psikopat, faşist vs. derlerdi ama kastettikleri anlamlardan biri korkusuzdu.

Bu korkusuz nesil 80 öncesi nesildi. 80'den sonra da bir süre bu ruh korundu. Daha önce de yazdım: Jean Christophe Grange 10-15 yıl önce Türkiye'ye gelmişti bir roman yazmak için. Ülkücüleri konu alan bir roman yazacağını söylemişti. Solcu bir gazeteci sormuştu: "Niye ülkücüler?" Başka yazacak şey bulamadınız mı cinsinden sormuştu. Öyle ya, Deniz Gezmiş dururken, niye ülkücüleri yazarsın diye kızmıştı herhâde adam. Grange ise cevabı yapıştırmıştı: "Siz dünyada ideolojisi olan başka bir mafya örgütü tanıyor musunuz?"
Elbette ki mafya tanımlamasına katılmıyorum ama özellikle 80'den sonra Avrupa'ya kaçan ülkücüler orada örgütlenmişlerdi Ortalığı kasıp kavuruyordu bu korkusuz adamlar. Özellikle Çatlı ve çevresiydi bu insanlar.

Yazılar artık kısa kesiliyor. Uzun yazılara milletin sabrı yok artık. O nedenle kısa kesiyorum:

Diyorum ki bu yiğit, mert ve kahraman ruh kayboldu veya kaybolmak üzere. Bunun romantizmi yapılmazsa, tamamen silinecek.

Romantizmden kastım bu ruhun romanlarının, şiirlerinin, filmlerinin ve dizilerinin yapılması. Ama usturuplu bir romantizmle. Kaliteli bir romantizmle. Salakça değil. Ömer abi bunu Deli Yürek'te başarmıştı. Son zamanlarda Ahmet Haldun Terzioğlu'nun bazı romanları da bunu başardı. Ben Aksaçlılar Meclisi'nde bu ruhtan izler buldum şahsen.

Örneğin bazı entelektüel düzeyi yüksek bazı kardeşlerim neden Afşarların, Karamanoğullarının, Osmanlıların ve hatta Timurluların ve diğer Oğuz boylarının taht mücadelesini anlatan, fantastik bir Game of Thrones yazmaz? Bahadırhan, Yaltırık, Taştan, Ayazlı, Batur gibi ismini burada hatırlayamadığım gibi bir çok genç arkadaşım bunun altından kalkabilir.

Çağın edebî ve teknolojik yapısına uygun, modern ama ülkücü yiğit karakterler yazılmalı.

Yoksa bu ruh kaybolmak üzere. Köprüden önceki son çıkıştayız diyorum yani.

Bu terim bile Amerika'dan aparmadır.

''Last exit before the toll...''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder