23 Kasım 2014 Pazar

Gazi Mustafa Kemal Hangi Takımı Destekliyordu?

news_11062012131453     

Mustafa Kemal Atatürk'ün bu güne kadar spor ile bilhassa futbol ile ilgisini ortaya koyan bir çok yayın bulunmaktadır.  Bu yayınlarda elbette Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün bir çok kulüp tarafından 'taraftarımızdı' şeklinde ifade edilmesi doğaldır. Şimdi herkesin malumu olan iddiaları tek tek sıralayıp tahlil edelim. Ancak baştan şunu ifade edelim, Atatürk tutkulu bir futbolsever değildi. Yüzme, jimnastik, atletizm, boks, binicilik, eskrim ile ilgilenen Atatürk'ün en sevdiği spor güreşti. Öyle ki fırsat buldukça milli güreş müsabakalarını kaçırmıyordu. Futbol hakkında bilgi aldığı zaman 'bizim harp oyunlarına benziyor' diyerek strateji gerektiren bu takım oyununu beğenmişti. Ancak şu ana kadar seyrettiği belirlenen futbol müsabakaları sınırlı. İlki Milli Mücadele döneminde Büyük Taarruz öncesi komutanları Afyon'da dikkat çekmeyecek şekilde toplanmalarını sağlamak amacıyla tertip edilen 'Süvariler-Kolordu' maçıydı. Sonra Galatasaray'ın Romanya Milli Takımı ile (milli takımlar ile kulüp takımları bir dönem özel müsabakalarda karşılaşmışlardır) yaptığı karşılaşmadır. Üçüncüsü ise kendi kurucularından olduğu Muhafızgücü'nün bir iki müsabakasıdır. Baktığımız zaman Atatürk'ün Cumhuriyet'in bazı isimleri gibi futbol sevdalısı olmadığını görüyoruz. Beşiktaş'ın fahri başkanlığını yapacak kadar bağlı olan Recep Peker, adı şuan Fenerbahçe'nin stadına verilen Şükrü Saraçoğlu gibi isimler futbola olan tutkularını hep dillendirmekte idiler.

Atatürk'ün şuan ki futbol takımları ile ilişkilendirilmesine bakalım.

22 Kasım 2014 Cumartesi

Arşivlerin Kapalı Tutulduğu Suikast – John F. Kennedy

22 Kasım 1963 tarihinde Dallas’ta yerel saate göre 12.30′da ABD’nin 35. başkanı John Fitzgerald Kennedy suikast sonucu hayatını kaybetti. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri tarihinde suikasta uğrayan ilk devlet başkanı değildi. Abraham Lincoln, James A. Garfield ve William McKinley suikast sonucu yaşamlarını yitirdiler. Theodoore Roosevelt, Harry Truman, Gerald Ford ve Ronald Reagan ise yaralı olarak suikastlardan kurtuldular. Ancak bu suikastların hiç biri John F. Kennedy’nin hayatına mal olan kadar konuşulmadı. Yazılıp çizilmedi ve filmlere konu olmadı. Bunun nedeni de Kennedy suikastının devlet arşivlerindeki belgelerinin 2029 yılına kadar araştırmacılara kapalı olmasıdır.

19 Kasım 2014 Çarşamba

''Kutadgu Bilig'' ve Savaş Sanatı Bilgisi

SAVAS’a göre savaş sanatı için yapılabilecek en doğru tanımlama “denge ile gelen uyum, uyumla gelen yaşam bilgisi”dir. Uyum; herhangi bir kimseye veya duruma benzemeye çalışmaktan ziyade akıl ile içgüdü arasında bir işbirliği/denge sağlayarak hayattan almanız gerekeni ve hayatta kalabilmenizi mümkün kılabilme yoludur. Bu bilgiden arzu edildiği gibi yararlanabilmeyi engelleyen en büyük etken de  korku, tereddüt ve kaygıdır.

12 Kasım 2014 Çarşamba

Ebabil Kuşlarına Hasret

Başlığını çok uzun zaman öncesinde koyduğum ama bir türlü devamını getirmenin nasip olmadığı bir yazı.

Başlığın ağırlığından olsa gerek sanırım, bir başladık; lakin her zaman başlamak başarmanın yarısı olmasa gerek. "Türk gibi" başlayamadık galiba bu sefer. Ülke gündeminin bu kadar meşgul ve yoğun olduğu bir ortamda nerede ise haftada bir fason ya da gündelik yazı karalamak içten bile değil. Her şey gün gibi ortada iken kendi gözlerimizden "hakikati" haykırmak nasıl bir ihtiyaçtır? 

Ebabil Kuşu
Aşık Sefai'nin o güzel dizelerinde getirdiği gibi bir ihtiyaç da olsa gerek.

Zaman dokuz başlı ejdarha
Sen bana düşman bense bana
Yüreğim Kaf Dağı'na sürgün
Ruhum Tur Dağı'nda esir
Deli eyledi zaman
Bir acı ki dizlerim duymasa da bedenim 
Parmaklarımda söndürdüm isyanımı....

4 Kasım 2014 Salı

Süpermen(!) Ülkücülüğü

Benim de kendilerine hayranlığımın ve saygımın olduğu seksen öncesi kuşak, seksen öncesindeki haklı ve kahramanca mücadelelerini seksen sonra toplumsal bir harekete dönüştüremedi. Çok kolay çözüldüler. Bu çözülme karşısında öz-saygılarını yitirmemek, muhafaza etmek için seksen öncesi haklı mücadele anılarını piyasaya sürdüler. Piyasa ise daha sonra gelen kuşağın zihinleri idi. Bu anılardan bir edebiyat ve sanat yaratabilseler çok derinlikli eserler çıkabilirdi ama bunları sanata, romana, şiire vs. dönüştürecek birikimleri ve kabiliyetleri yoktu. Çoğu köylü, bilemediniz kasaba çocuğuydu.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Enver Paşa'nın Berlin'de Tahrif Edilen Fotoğrafı

 

Birinci Dünya Savaşı ile ilgili kartpostal, fotoğraf, pul, propaganda kartı  gibi görsel malzemelerin araştırmacılar için ehemmiyeti tartışılmazdır. Elbette bu görseller, tarihçilerin haricinde bir çok insanın da ilgisini cezbetmektedir. Bu malzemelere ulaşmak için tek tek arşivleri müzeleri arşınlamak mümkün değildir. Ancak Almanya, Fransa, İngiltere, Slovenya gibi ülkelerin arşiv ve müzelerindeki görsel malzemelerin elektronik ortamda araştırmacıya sunulduğu, çok faydalı bir web site bulunuyor. www.europeana1914-1918.eu isimli web sitesinde hem ülkelerin arşiv ve müzelerinde elektronik ortamda kullanıcılara açılan vesikalarını inceleyebiliyor, hem de elinizde günlük, fotoğraf, üniforma, pul ve benzeri obje varsa siteye göndererek katkıda bulunabiliyorsunuz. Bu faydalı bilgiyi aktardıktan sonra  gelelim bu yazıya sebebiyet veren hususun izahına.