22 Kasım 2014 Cumartesi

Arşivlerin Kapalı Tutulduğu Suikast – John F. Kennedy

22 Kasım 1963 tarihinde Dallas’ta yerel saate göre 12.30′da ABD’nin 35. başkanı John Fitzgerald Kennedy suikast sonucu hayatını kaybetti. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri tarihinde suikasta uğrayan ilk devlet başkanı değildi. Abraham Lincoln, James A. Garfield ve William McKinley suikast sonucu yaşamlarını yitirdiler. Theodoore Roosevelt, Harry Truman, Gerald Ford ve Ronald Reagan ise yaralı olarak suikastlardan kurtuldular. Ancak bu suikastların hiç biri John F. Kennedy’nin hayatına mal olan kadar konuşulmadı. Yazılıp çizilmedi ve filmlere konu olmadı. Bunun nedeni de Kennedy suikastının devlet arşivlerindeki belgelerinin 2029 yılına kadar araştırmacılara kapalı olmasıdır.

Suikast öncesi ve sonrası gelişmeleri ele alıp iddiaları aktardıktan sonra sürecin nasıl tamamlan(ama)dığına bakalım.

John F. Kennedy, Amerikan tarihinde başkan olan tek Katolik olarak göreve başladı. İrlanda asıllı olan Kennedy, eyalet valiliğinden geliyordu. İkinci Dünya Savaşında yer almış, yaralanarak gazilik madalyası almaya hak kazanmıştı. Demokrat Partili idi. Kennedy başkanlığı sırasında dış politikada ezber bozan bir görünüm sergiledi. Fransa’ya Cezayir’in bağımsızlığını tanımasını önerdi. Fransa ile ilişkiler bozuldu. Küba’da Fidel Castro yönetimini devirmek için kendi başkanlığından önceki dönem hazırlanmış Domuzlar Körfezi planını yürürlüğe koydu. Plan başarısızlıkla sonuçlandı. Ardından Küba’da SSCB’ye ait füze fırlatma rampaları tespit edilince soğuk savaşın ısındığı bir dönemeç yaşandı. Kennedy, Kruşçev ile uzlaşma yoluna gitmesi ve toleranslı davranması, ülke içindeki cumhuriyetçi kanadı kızdırdı. Kruşçev ile Nükleer Silahsızlanma Programını görüşmek istedi. İsrail’in de nükleer çalışmalarına olumlu yaklaşmadı. Kennedy’nin bütçeden ordu payını azaltması, Küba’ya asker çıkarmamışken Vietnam’da ABD’nin ne işi var türünden açıklamalar yaparak Vietnam
sorunundan sıyrılmak istemesi yine cumhuriyetçilerce hoş karşılanmadı. 




Dış politikada bu gelişmeler yaşanırken Kennedy, 1960 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin kazandığı eyaletleri gezerek bir yıl öncesinden seçim kampanyasına başladı. 22 Kasım 1963 cuma günü gidilen yer Dallas’tı. Oldukça yavaş bir hızla – saatte 10 mil yani 16 km- üstü açık bir araba ile Dallas’ı dolaşmaya başladı. Dallas’ta Houston ve Elm caddelerinin birleştiği kavşaktan dönen otomobili, demiryolu alt geçidine yaklaştığı sırada Kennedy kurşunların hedefi oldu. Başına aldığı mermi ile ağır yaralanan Kennedy kaldırıldığı Parkland Memorial Hastanesinde yaşamını yitirdi. Suikastın olduğu gün ilk incelemelerde ateşin, yolun sağ tarafında olan okul kitapları deposunun üçüncü katından açıldığı belirlendi. Sonunda Lee Harvey Oswald adında bir tetikçi yakalandı. Ancak tetikçi sorgusu tamamlandıktan sonra hapishaneye götürülürken Jack Ruby isminde bir milliyetçi tarafından öldürüldü. Ruby yapılan sorgusunda ‘Oswald’ı cezalandırmak’ istediğini belirtmişti. Ancak kendisi de idama mahkum edildi ama hapishanede ‘kanser’den öldü.

Suikastın olduğu gün Başkanlık yemini eden Lyndon Johnson ( ki Türk tarihine meşhur Johnson Mektubu kriziyle geçmiştir) bir soruşturma kurulu kurdurmuştur. Yargıç Warren’ın ismini alan Warren komisyonu 27 ciltlik çalışmasının sonunda L.H. Oswald’ın iç ve dış bağlantı olmaksızın suikastı işlediğine karar vermiştir. Ancak bu karardan üç yıl sonra Teksas Bölge Savcısı Jim Garrison’un yaptığı çalışmalar sonunda raporun eksik ve yanlış yönleri ortaya çıktı. Garrison mahkemede daha önce yayınlanmamış ve şuan youtube.com’dan tutun bütün video paylaşım sitelerinde bulabileceğiniz Kennedy suikast görüntülerini ortaya çıkardı. 8 mmlik bir kamera ile Zabruder isimli bir vatandaşın çektiği film ülke gündemine bomba gibi düştü. Çünkü bulgulara göre olay anında üçten fazla ateş açıldığı ve ateş açılan birden fazla nokta olduğu belirlendi. Kennedy için gayri resmi bir inceleme yapılıp tam bir otopsi yapılmadığı mahkeme kayıtlarına geçti. Ancak mahkeme delil yetersizliği, ulusal arşivdeki belgelerin gizli tutulması, tanık ifadelerinin çelişmeleri yüzünden ilerlemedi. Jim Garrison’un iddianamesinde sanık olarak yer alan Clay Shaw isimli iş adamı beraat etti. (Bu arada mahkemede sunulan Kennedy’nin naaşına ait fotoğraflara bugün elektronik ortamda ulaşılanabilir durumdadır ancak fotoğrafların uygun olmadığı düşüncesi ile yazıya konulmamıştır)

Kennedy suikastının böylece tek bir tetikçi tarafından yapılmadığı anlaşıldı. Tek bir tetikçi tarafından yapılmamasının bir ayrı ifadesi de 6.5lik mm’lik, 1940 üretimi, italyan menşeili carcano marka yivli tüfekle bir kişinin altı saniyede üç el ateş açmasının mümkün olmadığı bilirkişi raporlarınca saptanmıştı.

1964′te Warren Komisyonu 1968′de Garrison soruşturması, 1975 Rockfeller ve Church komisyonlarının araştırmalarından sonra 1979 yılında gelen bir itiraf tekrar Ulusal arşivdeki gizlilik süresini uzattı. 1963′te CIA’nın Gizli Operasyonlar Başkanı Richard McGarrah Helms, Garrison’un köşeye sıkıştırmak istediği Clay Shaw’ın CIA için çalıştığını doğruladı. Bu doğrulama yapıldığı sırada Shaw çoktan kanser hastalığından ölmüştü.

1979 yılında Temsilciler Meclisi’nce oluşturulan bir komisyonun Kongre’ye verdiği rapora göre Kennedy suikastında bir komplo söz konusu idi ve Adalet Bakanlığı’na araştırma için soruşturmaya devam edilmesini tavsiye ediyordu

Kennedy suikastının bir tuhaf yanı da 1968′de küçük kardeş Robert Kennedy’ de ABD Başkanlığı’na doğru ilerlemekte iken Ambassador Hotel’de bir Filistinli göçmen tarafından öldürülmüş olmasıdır.

SUİKAST İDDİALARI

Kennedy suikastının arka planında kimin olduğu sorusunun kesin yanıtını 2029′da alabilir miyiz o meçhul. Ancak umumiyetin tartıştığı iddialara bakalım.

Birinci iddia Kennedy’nin SSCB tarafından öldürüldüğü idi. Tetikçinin yaşamında bir Rusya’ya iltica bölümü olması ile bu izlenim verilmeye çalışılmış olsa da klasik uygulamaların dışında kalan olaylar tezi hemen çürütüyor. Dahası genel olan ‘bu cinayet kimin işine yaradı’ sorusu SSCB için geçerli değil.

İkinci iddia büyük silah endüstrisi ve ABD derin devletinin iş birliği şeklinde. İddia mahkemeye Teksas Bölge Savcısı tarafından getirilmiş ancak delil yetersizliği ile ilerlenememişti. Suikast delillerinin yok edilmesi, suikasttan sonra başkan olan Johnson’un Vietnam savaşını başlatması, barış zamanı 10.000.000.000 dolar kadar olan askeri harcamaların savaşla 200.000.000.000 doları bulması, Kruşçev ile ilişkilerin gerilmesi, Fransa ile tekrar dostluğun sağlanması kafada ciddi soru işaretleri bırakıyor. 1979′da gelen itiraf ta bu iddianın yanında.

Üçüncü iddia ise bir İsrail vatandaşı olan Mordehay Vanunu’nun ifadelerine dayandırılan İsrail’in düzenlediği yönündedir. Vanunu’nun ifadesine göre ABDli uzmanlar İsrail nükleer tesislerini gezdiğinde İsrailliler silahlanma unsurlarını saklamışlardır. Kennedy, İsrail’in nükleer silaha sahip olmasına karşı çıkması bu iddianın temelini oluşturur. 


Kullanılan Kelime: 930
Kullanılan Farklı Kelime: 657


Kaynakça

Cenk Yüceeri. John F. Kennedy Suikastı – Ölümünün 50. Yılında, Çatı Yayınları, İstanbul 2010

Türkkaya Ataöv, Amerikan Başkanları, İleri Yayıncılık, İstanbul 2009.

Bill O’Reilly, Killin Kennedy: The End Of Camelot, Macmillan, 2010.

http://www.whitehouse.gov/about/presidents/johnfkennedy

http://www.publishersweekly.com/978-0-06-208348-7

Kennedy Suikastının aydınlatılmasında perde açan Zabruder’in kamera görüntüleri için bkz: http://www.youtube.com/watch?v=eqzJQE8LYrQ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder