28 Eylül 2015 Pazartesi

Türk Savaş Sanatı "SAVAS"a Göre Liderlik

Uzunca bir zamandır savaş / savunma sanatı eğitimi veriyorum. Liderlik kavramının ne olduğunu canlı örnekler, tecrübe ve somut sonuçlar üzerinden yaşayarak anlamaya çalıştım. Sahada; fiziksel hareket anında ve uygulamadaki başarının anahtarı; duygu durumu, içsel kontrol, özgüven, inanç, irade ve davranışın hedefi gibi temel özelliklerin doğru kavranabilmesine ve bunların bütünlük içerisinde uyumuna dayanıyor diyebilirim. Bahsedilen özellikleri sözlü veya fiziksel hareket tarzına uygulayabilme başarısı gösterebilen insanlar diğerlerinden tamamen doğal ve kendiliğinden gelişen bir süreç sonucunda ayrılarak "lider" sınıfına dahil olabilirler. İyi bir savaş sanatı eğitimi alan kişi işin derinine inerek bu özellikleri öğrenir ve içselleştirir. O yüzden herkese, özellikle de ileride liderlik ve yönetim ile ilgili pozisyonlarda yer alacak genç arkadaşlara savaş sanatı eğitimi almalarını tavsiye ederim. Liderlik, tıpkı zekâda olduğu gibi Tanrı vergisi olduğu kadar, geliştirilmesi mümkün bir haslettir.

Yasaklar: Tarihimizdeki Bazı Notalar


Türkiye'de matbuat hayatı başladığı andan itibaren onunla beraber yola koyulan bir serüvenin adına uzanacağız aslında. Kah yakılan bir kitap kah kopyaları makaslanan bir film. Okunması yasaklanmış bir şiir yada baskısı toplanan gazete. Adı sansür. Kelime anlamıyla kavramların çeşitli yollarla kontrol edilmesi. Bu tanım yasaklamanın kibarcası gelebilir size. Biz de naif bir hususla yasaklar tarihine bakalım. Bunu da müzikle, notlara değil notalara bakarak yapalım.

Türkiye'de radyo yayını başladıktan sonra bazı dönemlerde radyo müzik yayını için repertuarların hazırlandığı, bu repertuarların haricinde türlerin yayınlanmadığı yakın geçmişimizde konuşulmuştur. Hem siyasi sebeplerle bir dönem dinleyiciden men edilen hem içerik yönünden 'sakıncalı' bulunarak terennümü katiyen yasaklanan şarkılarımız o kadar çok ki, bu yazıda ancak bir seçkiye yer vereceğiz. Repertuarımızda yasaklı şarkılar ve onların yasaklanma nedenleri yer alıyor.

23 Eylül 2015 Çarşamba

Türk Toplum Anlayışında Bireyciliğin Durumu Üzerine


Bireyciliği ön planda tutan insanların oluşturduğu batı toplumunda herkes birbiri ile yarış halindedir. Bu da içinde yaşadıkları toplumu üretken yapmaktadır. Dolayısı ile toplum güçlüdür. Güçlüdür ama bu gücün bazı zayıf yönleri de vardır. Aslında pamuk ipliğine bağlı bu sistem zarar görürse batılının bireycilik saplantısı bu sefer yok ediciliğe dönüşerek toplumu parçalayacaktır. 

Biz ise Türk Milleti olarak toplumcuyuz. Bireycilik yönümüz bir batılı anlayış ile kıyaslanırsa zayıf olduğu görülür. Bu durum Türk Töresi ve terbiyesi ile ilgili toplumsal düzenin, bireyciliği ve öne çıkmayı belli ölçülerde sınırlayan bir bakış açısının sonucudur. 

16 Eylül 2015 Çarşamba

Psikolojik Mücadele ve İdeal Savaş Sanatı


Bir rakip (somut ya da soyut) karşısında fiziksel hareketleri yapmaya başlamadan önce bazı davranış tercihlerinde bulunabiliriz. Kişiler, kurumlar ve cemiyetler arasındaki diyalog, iletişim sırasındaki enerjiye göre her zaman fiziksel mücadeleye dönme riski taşıyabilir. Fiziksel mücadele, öncesinde yaşanan psikolojik sürecin kim tarafından nasıl yönetildiğine bağlı olarak kesin sonuçları belirler.

Sıradan günlük hayatta sorunları her zaman fiziksel yöntemlerle çözemeyeceğimize göre mücadelenin bir başka boyutu olan psikolojik savaşı da öğrenmek zorundayız. Unutmayalım ki ilk olarak "iradeler çarpışır".