22 Şubat 2016 Pazartesi

Cemiyete Işık Tutan Kalem Olmak(!)

Bu yazı ne bir parodi ne de hakikat yolculuğuna işlenmiş bir nakıştır. Yazarın muhataplarının bile okumayacağı bir serzeniştir. Belki hezeyandır. Kim bilir, ancak tespit, tahlil veya tenkit değildir. Nitekim buna yeltenmez, yeltenemez. Sosyal medya feylesofluğuyla halledilebilecek şeyler (!) için de herhalde bu kadar zahmete girişilmez. Mesele, yazılarımızda olmasını istediğimiz hususlardır. Yazılarımızın barındırması gereken olmazsa olmazlardır.

3 Şubat 2016 Çarşamba

Ne Olacak Bu Memleketin Hali?

Not: Yazı 2023 dergisi 2016 Ocak sayısında iktibas edilmiştir.

Quis custodiet ipsos custodes[1]?

1997'de Hocaoğlu
Bu yazı Durmuş Hocaoğlu tarafından kaleme alınan makalelerin kendi tarafından toplanmış olduğu ve hayatta iken iktibas ettirdiği kitabı "Düşük Şiddetli Devrim, Bir Entelicansiya kritiği kitabına dair çok kısa bir öz ve genişletilmiş tanıtım yazısıdır. Öncesinde kısa bir fasıla halinde kendisinden söz etmemek de eksik kalır.

Yazının eksik ve kusurlu bir yanları yazıyı O’nun kaleminden okumamanızdan ileri gelmektedir.

Hocaoğlu'nu kaybettiğimizin üzerinden tam 5 sene geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen bu dergide daha önce yayınlanmış olan "2023 Senesinde Türkiye Mevcut Olmayabilir"[2] isimli yazısı halen beni en çok etkileyen, ara ara dönüp dönüp tekrar üzerinden geçtiğim röportajlarından; belki de Türkiye'de yapılan son yılların en önemli makalelerinden biridir. Hocaoğlu, Türk Entelijansiyası'nı şiddetli, hararetli ve bir o kadar da sert bir biçimde ihtar ediyordu. Rahmetli Hoca uzunca bir müddet yazarlığını yapmış olduğu gazeteden "küstürülerek" ayrılmak durumunda bırakılmasının ardından Türk okuyucusu ile her ne kadar arasına görünmez çitler çekilmiş olsa bile O'nu tanıyanlar biliyorlardı ki kendisine yazılan her e-posta Rahmetli Hocaoğlu vakit bulur bulmaz, yanıtlanacak; haricinde fırsat bulunduğunda web sitesinden önemli notlar yazılacaktır. Öyle kimseler vardır ki herkesçe okunur ve takip edilebilir, fakat Gazzali tabiriyle ve Rahmetli Hocaoğlu’nun da kitabında –asla kendisini kastetmeyerek, şahsımın yakıştırmasıyla- bahsettiği "Havass'ül Havass" konumdadır ki gündem belirler ve bunu herhangi bir zaman kıstasına takılmaksızın tam ifadesi ile “teemmül” şeklinde sunar. Tâbir yerinde ise bize ötelerden seslenir ki Rahmetli Hocaoğlu'nun son dönem kaleme alacağını son yazısında beyan ettiği üzere "Geleceğin Tarihine Yazılmamış Mektuplar[3]" niteliğindedir. Hocaların Hocası olmak için TV ekranlarında boy göstermenin, kitapların yüzbinler satılmasının ya da kitapların kelli felli kapaklarla güçlü yayın evlerince yayınlanmasının gerekmediğinin en iyi örneği Rahmetli Hocaoğlu'dur. Öyle ki Rahmetli Hocaoğlu kolaylıkla elde edebileceği akademik unvanlara bile tenezzül etmeyerek; gerek yazıları ve gerekse hitabetleri ile Türk Milleti'ne seslenmeyi yeğlemiştir.