15 Nisan 2014 Salı

Kırım ve Putin Üzerine

a. 9 Soruda Kırım hakkında bilmeniz gereken her şey [1]:

Ukrayna’da Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in devrilmesinin ardından, gözler Kırım’a çevrildi.



Tarihi boyunca Kiev’den ziyade Moskova’ya yakın durmuş bölgede bugün kritik bir referandum düzenleniyor. Oylamanın ardından, nüfusunun çoğunluğu Rus olan Kırım’ın Kiev’den ayrılması ve Rusya’ya bağlanması bekleniyor.

Peki Kırım niçin önemli? Bölgedeki gerilimin tırmanması, Batı’yla Rusya arasında sıkışan Ukrayna için genel olarak ne anlama geliyor?

1- KIRIM NİÇİN KRİZİN MERKEZİ HALİNE GELDİ?
Simferol Havaalanı silahlı kişilerin işgali altında. (Reuters)
Ukrayna’nın Karadeniz kıyısındaki Kırım yarımadası, ülkedeki Rusya yanlısı hissiyatın, yani olası bir ayrılıkçı hareketin kalbi olarak değerlendiriliyor. Yanukoviç’in devrilmesinin ardından, Rusya yanlısı en geniş çaplı gösteriler Kırım’da yapıldı. Rusya’nın Karadeniz Filosu’na ev sahipliği de yapan bölgede, yerel parlamento Kiev’den ayrılıp ayrılmama konusunda referandum düzenleme kararını açıkladı. Perşembe gecesi bölgedeki Sivastopol ve Simferol havaalanları Rus üniforması giyen kişilerce işgal edildi; Kiev Karadeniz Filosu nedeniyle bölgede bulunan Rus askerlerini suçlarken, Moskova iddiayı reddetti. En son da Rus işgali iddiası ortaya atıldı.

2- KIRIM, RUSYA İÇİN NİÇİN ÖNEMLİ?



Kırım tarihsel açıdan, Rusya’nın ‘sıcak denizlere inme’ ihtiyacının karşılanması için hayati önemde. Özellikle Sivastopol Limanı, Moskova’nın Karadeniz üzerinden Akdeniz ve ötesinde hakimiyet kurma arzusunun sembolü olarak görülüyor.

3- RUSYA’NIN BÖLGEDEKİ ETKİSİNİN KÖKENİ NEYE DAYANIYOR?

Stratejik konumu ve verimli arazileriyle dikkat çeken Kırım’ın tarihi istila ve işgallerle dolu. Hunlardan Venediklilere, Bizans’tan Osmanlı’ya birçok medeniyete ‘ev sahipliği’ yaptı. 18’inci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’yla Rus İmparatorluğu arasında ‘gidip gelen’ Kırım, 1783’te Çariçe 2. Katerina döneminde ilhak edildi. 1954’te, Sovyet lideri Nikita Kruşçev tarafından Ukrayna’ya devredilene kadar Rusya’nın parçasıydı.

4- MOSKOVA KIRIM’I UKRAYNA’YA NASIL BIRAKTI?

Kırım Parlamentosu’nun önünde hâlâ Sovyet tankları duruyor.

Kruşçev, Rus hakimiyeti altına girişinin 300’üncü yıldönümünde Kırım’ı hediye olarak Ukrayna Sovyet Cumhuriyeti’ne verdi; karar 27 Şubat 1954’te, resmi Sovyet gazetesi Pravda’da tek cümlelik uzun bir paragraf olarak yayımlandı. Bazı Rusların bugün hâlâ hata olarak gördüğü karar, o dönemde pratikte pek fazla değişiklik yaratmıyordu. Ancak SSCB’nin 37 yıl sonra çökmesiyle bugün hem Ukrayna, hem de Rusya için bir anda önem kazandı. Rusya, en önemli filolarından birinin yeni bağımsız olan ve Avrupa’yla yakınlaşma ‘riski’ bulunan bir ülkede kalması gerçeğiyle başetmek zorundaydı.

5- KIRIM’IN YASAL STATÜSÜ NE?


Kırım, 1996 Anayası’na göre Ukrayna içinde özerk bir cumhuriyet statüsüne sahip ama yasal olarak Ukrayna’nın parçası. Kendi parlamentosunu seçiyor. Bu parlamento, tarım, altyapı ve turizm politikalarını belirleme yetkisine sahip. Ancak 1995’te, Rusya yanlısı ayrılıkçı bir adayın seçimleri ezici çoğunlukla kazanması sonrası Kırım başkanlığı makamı kaldırıldı. Şu an bölgenin başkanlık temsilcisi ve başbakanı Kiev tarafından atanıyor.

6- SİVASTOPOL NİYE ÖNEMLİ?

Sivastopol’daki Rus gemileri.

Sivastopol, Kiev’le birlikte Ukrayna’da ‘özel statü’ taşıyan iki kentten biri. Sovyet döneminden bu yana Rusya’nın Karadeniz Filosu’na evsahipliği yapıyor. Rusya, Sovyetler’in çöktüğü 1991’de Kiev’le uzun müzakereleden sonra buradaki üssünü 2017’ye kadar tutma hakkını kazandı. Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in 2010’da yeniden iktidara gelmesinden sonra da, Rus doğalgazının yüzde 30 oranında daha ucuza alınması karşılığında bu süre 25 yıl uzatıldı; 2047’ye kadar yeniden uzatılması ‘opsiyonu’ da tanındı.



Sivastopol, Kiev’deki iktidarın ‘yönelim’ine göre Moskova’yla zaman zaman gerilime sebep oluyor. Batı yanlısı Viktor Yuşçenko’nun iktidarda olduğu 2008’de Kiev Rusya’yı, Gürcistan’daki yine Batı yanlısı Mihail Saakaşvili’yle ihtilafta Karadeniz Filosu’nu kullanmaması için uyarmıştı. Yanukoviç sonrasında da benzer bir gerilim söz konusu.

7- RUSYA KIRIM’I İŞGAL EDER Mİ?

Rusya yanlıları Kırım’da sokakta.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yanukoviç’e bir tür sığınma tanıdı ve Rusya topraklarında basın toplantısı düzenleyip ‘hâlâ Ukrayna devlet başkanı olduğu‘ tezini yinelemesine izin verdi. Rus diplomatların yarımadada pasaport dağıttığı da iddialar arasında; zira Rusya yasaları, ‘ülke vatandaşlarının korunması amacıyla’ askeri operasyon düzenlenmesinin önünü açıyor. Üstelik, 2008’de Güney Osetya nedeniyle Gürcistan’la patlak veren savaş öncesinde de benzer iddialar ortaya atılmıştı. Son olarak Rusya’nın bölgeye asker gönderdiği iddia edildi.

Putin son olarak, parlamentoya Kırım’da Rus askerlerinin kullanımını öngören bir tasarı sundu ve Duma’nın üst kanadı jet hızıyla izin verdi.



Fakat Rusya’nın, NATO sınırındaki Ukrayna’da ne kadar risk alacağı tartışmalı. 1994 tarihli bir anlaşmaya göre, Rusya ABD ve İngiltere’yle birlikte Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün garantörü olmayı kabul etti. Bu anlaşma, Moskova’nın açıkça ayrılıkçılığı destekleyen bir politika izlemesini zorlaştırıyor.

8- BÖLGENİN NÜFUS YAPISI NASIL?


2,3 milyon Kırımlının büyük çoğunluğu kendilerini ‘Rus’ olarak tanımlıyor ve Rusça konuşuyor. 2001’deki nüfus sayımına göre, bölge nüfusunun yüzde 58’i Rus.



Buna karşılık, Ukraynalılar nüfusun yüzde 24’ünü, Tatarlar da yüzde 12’sini oluşturuyor.

9 – TATARLARIN STATÜSÜ NE?

Kırım’ın Nazi işgalinden kurtarılmasından sonra, Joseph Stalin 1944 yılında 1 milyona yakın Tatar’ı Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Sibirya ve Orta Asya’ya tehcir etti. Birçoğu yolda hayatını kaybetti. Tatarlar Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından bölgeye dönmeye başlasa da yüksek işsizlik oranlarıyla karşılaştı. O tarihten bu yana, Tatarlarla Ruslar arasında özellikle mülkler konusunda anlaşmazlık yaşanıyor.



b. Putin’in kazanma algoritması: Niçin hiç yenilmiyor? [2]

Vladimir Putin’in Kremlin’e geri dönmesiyle, Rusya’nın uluslararası ilişkilerdeki ağırlığı giderek artıyor. Moskova, Suriye’yi geçen yaz Batı müdahalesi olasılığından çekip çıkardı; 2014 başından bu yana da Batı’yla Ukrayna üzerinde oynanan ‘satranç’ta ‘kazanan’ gibi görünüyor.


Peki Putin Batı dünyasını nasıl dize getiriyor, niçin hiç kaybetmiyor? Amerikan dergisi Foreign Policy’den Daniel Altman ‘Putin’in kazanma algoritması’nı[3] yazdı. Buna göre Rus lider, fazla risk almadan, üç maddelik bir oyun teorisiyle ‘işini halletmeyi’ biliyor:

Her senaryoyu ezbere biliyor

1- Putin, sadece kazanacağını bildiği oyunları oynuyor. Kendisinin ve rakiplerinin bütün muhtemel adımlarını ele alıyor; her senaryoyu sonuna kadar gözden geçiriyor. Eğer doğrudan kazanıyor ya da olası bütün sonuçlarda rakiplerinden daha iyi durumda görünüyorsa, o zaman o oyuna giriyor. Katılmak istemediği bir oyuna çok nadir dahil oluyor.

Statükoyu öyle ya da böyle değiştiriyor

2- Eğer Putin bir adım atmazsa, o zaman dünya hayatına olduğu gibi devam ediyor. Fakat Putin’in istediği bu değil; dolayısıyla, Rusya Devlet Başkanı’nın şartları kendi istediği yönde değiştirecek bir girişimde bulunması gerekiyor. Bunu doğrudan veya vekilleri aracılığıyla yapabiliyor. Vekillerinin oyunu onun kadar iyi bilmesi de şart değil; tek önemli olan, geçici bile olsa, bir değişim yaratabiliyor olmaları.
Rakiplerine şans bırakmıyor

3- Putin’in en sevdiği türden ‘rakip‘, yeni statükoyu kabul edenler, yani onun istediği değişime onay verenler. Putin, rakiplerinin kaybettiğini kabul etmesini sağlamak için, diğer bütün ihtimalleri daha az istenir hale getiriyor.

Uygulamalı Ukrayna senaryosu


Altman, bu teorisini Ukrayna’da yaşananlara da uyguladı. Buna göre, Putin’in Ukrayna’daki amacı, basitçe Rusya’nın gücünü artırarak Batı’nın nüfuz alanını daraltmaktı. Ve bu amaçla şunları yaptı:
Her adımı planladı

1- Dönemin Rusya yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’e, kabul edeceğini bildiği bir mali yardım paketi önerdi; her şey yolunda gitseydi Ukrayna bir kez daha Rusya’ya bağımlı olacaktı. Her şey yolunda gitmeseydi, yani gerçekte de yaşandığı gibi protestolar ve siyasi belirsizlik baş gösterseydi, istikrarsız bir Ukrayna, özellikle de Rusya’ya yakın hisseden bölgelerinde, koşullar istediğini alması için uygun olacaktı.
Kırım işgali en başından beri plan dahilindeydi

2- Ukrayna’nın istikrarsızlaşması halinde, Putin’in bir sonraki adımı Kırım’ı işgal edip Rusya’ya dönüşünü meşrulaştırmış olacaktı. Bu, Ukrayna üzerinde nüfuz sahibi olma amacında ilk adımı teşkil edecekti. Üstelik bu değişimi yaratması zor olmayacağı gibi, rakiplerini de bunu kabul etmek zorunda kalacaktı.
Şu an hangi aşamadayız?

3- Putin, Ukrayna’nın doğusunda istikrarsızlığa yol açarak, Kiev hükümetinin ve Batı’nın gerilimin iç bölgelere yayılmasından endişe duymasını sağlar, ki şu an tam da bu noktadayız.
Putin bundan sonra ne yapacak?

4- Doğu Ukrayna’da rakiplerini yeterince endişelendirecek kadar gerilim yarattıktan sonra, nihayetinde mantıklı davranmaya başlar. Bölgedeki Rusya yanlısı güçleri sahiplenmez ama perde arkasında onlara desteğini teyit edip daha fazla ilerlemek için yanlış zaman olduğunu söyler. Batı, Putin’in bu adımını ‘doğru yönde‘ diye niteler, temkinli ama iyimser bir tavır takınır ve Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımları kaldırır.

Bu senaryoda, Putin’in rakipleri Rusya’nın çekilmesini ve savaştan kaçınılmasını gerekçe göstererek ‘zafer’ ilan eder; Kırım’ın Rusya’ya dönüşü tarihte küçük bir not olarak kalır. Nihayetinde Rusya altı ay kadar kısa bir süre içinde nüfuzunu genişletmiş olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme