8 Mart 2019 Cuma

Çocuk Katili "Zatürre"

Zatürre: Dünyanın en büyük çocuk katili nasıl ihmal edilmiş bir hastalık haline geldi[1]?

2 aylık bebek Abdullah akut ishal ve yeterli beslenememe gibi şikâyetlerle hastaneye vardı. Ağırlığı yaklaşık sadece 1,8 kg. benzer durumdaki birçok bebek ve çocuk Dakar'daki hastanelerin acil birimlerine getiriliyor. Abdullah şikâyetlerinin yanına zatürrenin sebep olduğu bir ikinci bir enfeksiyonu da ekledi.

2 yaşındaki Sienna Wilson'ın gecenin ortasında ateşi yükseldi. Anne babası Kate ve David'in ilk aklına gelen ise sıtma oldu.

Sabah, doktora gidildiğinde bunu onayladı ve tedaviye başladı. Saatler sonra bilinçsiz ve kritik bir halde Sienna Lusaka'daki bir özel hastaneye sevk edildi. Fakat teşhis artık zatürre idi.
UNICEF'in zatürre hakkında öncü uzmanlarından Stefan Peterson'a göre, Sienna'nın durumu rastlanılan(tipik) bir durumdu. Yatırım eksikliği ve küresel inisiyatiflerin eksikliği vakaların sıtma ya da HIV ile karıştırılmasına neden oluyor. Bu demektir ki her sene binlerce zatürre vakası yanlış teşhis edildi ve yanlış tedavi uygulandı. Binlerce vaka acı çekiyor ve binlerce çoğu çocuk kimse hayatını kaybediyor.
Dr. Peterson bunu "kusursuz fırtına" olarak tabir ediyor. Hükümetlerin ve küresel örgütlenmelerin bu konudaki dikkat eksikliği, araştırma eksikliğine neden olmaktadır.

Yakın zamanlarda Southampton üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2000 ve 2015 yılları arasında araştırma fonlarının sadece yüze 3'ü intaniye(enfeksiyon) hastalıklarına ayrıldı ki ölümcüllüğü ile kıyaslandığında tamamen karşılaştırma dışındadır.

Abdullah ve annesinin resmi, zatürre koğuşunda çekildi. Düşük gelirliden orta gelirliye doğru birçok ülkede Abdullah gibi birçok çocuğun yaşama ihtimali düşüktür. Çünkü bu çocuklar çok küçük ve uzun süre nefes almayı bir ventilatör olmaksızın sürdürebilmek için çok zayıf.

5 yaşın altındaki 300.000 çocuk sıtmadan ölmektedir, 500.000 çocuk ise ishalden kaybedilmektedir. Her ikisi toplanıldığında bile zatürreden ölen çocuk sayısı olan 900.000'e ulaşılamamaktadır.

Gates vakfı zatürre programı direktörü Profesör Keith Klugman "zatürre çocuklar için en ölümcül hastalık olarak ishalin yerini aldı" diyor.

Bu durum zatürre ölümlerin artışına bağlı olarak gelişmedi. İshaldeki ölüm oranları dünyanın bazı yerlerinde düşük maliyetli tedaviler ve daha iyi önleyici tedbirlerle düşürüldü. Profesör Klugman'a göre aynı çabalar zatürre kaynaklı ölümleri önlemek maksadıyla gösterilmelidir.

Düşük gelirli ülkeler zatürreden daha fazla etkilenmektedir. Gelişmiş ülkelere göre zatürre, 3 kat daha fazla görülmektedir. Bunun ilk sebebi gelişmiş ülkelerde önleyici maksatla zatürreye neden olan pnömekok adı verilen bakteriye karşı aşılama yapılmaktadır. Bu aşı maliyetli bir uygulamadır. 4 doz aşılamanın her biri için yaklaşık maliyet birleşik devletlerde 200 Amerikan dolarıdır.

Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde Gates vakfı gibi örgütlenmeler aşıyı fakir ülkeler için ulaşılabilir kılmak için bazı çalışmalar yürüttü ve maliyet şu an için maliyet her doz için 7 Amerikan doları civarında.
Bu fiyatla bile, doğurganlığın yüksek olduğu birçok ülkede -Hindistan'da her sene 27 milyon çocuk dünyaya geliyor- bu sürdürülebilir bir maliyet değil. Öyle ki düşük maliyetli bu aşılardan faydalanan birçok ülke finansmana son verdi. Birçok ülke şimdilerde bu maliyeti dahi karşılamayı başaramıyor.

Refah seviyesi daha iyi olan ülkelerde genellikle çocuklar daha az hava kirliliğine maruz kalıyor, hassasiyetlerini ve risk ile karşılaşmalarının ihtimalini düşürecek şekilde daha az sıkışık şartlarda yaşıyorlar. Profesör Klugman gibi birçok bilim insanı kabul ediyor ki zatürre virüslerle ilintili olarak "solunum sistemi" üzerinde başlamaktadır. Vakaların ezici çoğunluğunda birkaç günün ardından insanlar daha iyi hissetmeye başlıyor. Fakat bazılarında daha kötüye ilerliyor. Bu genellikle ikincil bakteriyel zatürre manasına gelir.

"Birçoğu pnömekok ile ilgili. Aynı zamanda streptekok pnömoni olarak da anılıyor. Bu en sık rastlanılan zatürre sebebi bakteridir" diyor Profesör Klugman. Kişi pnömekok bakterisine bağışıklık sistemi zayıfken rastladığında açığa çıkar.

Sadece az gelişmiş ülkelerdeki çocuklar bu bakteriye maruz kalmıştır, aynı zamanda daha yüksek seviyede yetersiz beslenme bağışık sistemlerinin kapısını çalıyor ve zatürreye karşı onları daha bir savunmasız bırakıyor.
Ölümler eşit şekilde düşük gelirli ülkelerde daha fazla görülüyor. Sağlık hizmetleri profesyonelleri daha iyi teşhis araçlarından mahrumlar. Doğru teşhis konulsa bile -çoğunlukla gecikerek- sınırlı bir şekilde pahalı olan amoksisilin ve daha pahalı oksijene erişimleri var ya da hiç yok.
Bu konu bebeklerin yetersiz beslendikleri ülkeleri ilgilendirmektedir. Ciğerlerdeki oksijen azlığı ve artan karbondioksit çocuğun yeterli oksijen alabilmesi adına daha hızlı bir şekilde solunum yapmasına neden olur. İyi beslenen bebeklerde görülmeyen bir şekilde yetersiz beslenenlerin bu süreci uzun tutmak için yeterli enerjileri yoktur.
Zatürrenin önlenmesi ve tedavisi için birçok şey yapılabilir ve bunların önemli bir kısmı ucuz çözümlerdir. Dr. Peterson'a göre ilk 6 ay boyunca anne sütü ile beslenmek zatürre vakalarının çeyreğini engellemektedir. Zamanla, pnömekok gibi zatürre patojenleri ile antikorlar üretmekteyiz. Bu da göstermektedir ki zaman içerisinde birçok kadının bu türden patojenlerle mücadele edebilen çocukları olacaktır.

Hamileliğin son haftalarında, antikorlar henüz doğmamış olan bebeğe aktarılmaktadır. Doğumu takip eden birkaç ay, anne sütü fazladan koruyucu özellikler taşımaktadır. Bu sürenin akabinde koruyucu özellik kaybolmaktadır. Anne sütü ile beslenmeyen bebeklerde ise bu süreç çok daha kısadır.

Dr. Peterson daha ucuz aşıların geliştirildiği takdirde ortalama ölümlerin 2 ila 3 milyonunun önlenebileceğini iddia etmektedir. Ancak bu yeterli araştırma yatırımı ve destek programları ile mümkün olabilecektir.

Dr. Peterson'a göre eksik olan uluslararası kamuoyundaki irade eksikliğidir. O'na göre kısmi olarak bu eksikliğin sebebinin sadece fakir ülkeleri etkiliyor olması ve sıtmadan farklı bir şekilde zatürre ile savaşın pencerelere sineklik takmaktan daha zor bir iş olması.

Yine O'nun ifadelerine göre "kirlilik azaltılmalı ve aşılar yaygınlaştırılmadır ki ikisi de büyük birer iştir. Bunlar sadece koruyucu tedbirler. Birde işin tedavi tarafı var."

Mevzu bahis yatırımlar hâlâ yok iken, tabipler ve sağlık hizmetleri çalışanları zatürre ile savaşta ön hatları oluşturmaktadır ve imkânları dâhilinde hayat kurtarmaya çalışmaktadırlar. Bangladeşli bir doktor olan Muhomad Jobayer Chisti, düşük maliyetli CPAP(devamlı pozitif yönlü hava yolu baskısı) cihazını çocuklarda görülen zatürre vakaları için icat edildi.

İlk olarak şampuan şişesi kullanılarak yapıldı. Cihaz, ventilatör cihazının işlevini "bir nevi" taklit etmektedir. Fark ise Dr. Chisti'nin yaptığı cihazın 2 Amerikan dolarına mal olurken bir ventilatörün fiyatının 15.000 Amerikan doları olmasıdır. Prematüre bebekleri için üretilmiş bir CPAP cihazının fiyatı ise 6.000 Amerikan doları civarındadır. zatürre ölümlerinin yüzde 75 oranında düşürmenin maliyeti -Dr. Chisti'nin zatürre tedavisi harcamaları ile beraber neredeyse yüzde 90 başarı sağlanmıştır- yıllık olarak 30.000 Amerikan dolarından 6.000 Amerikan dolarına düşürülebileceği başarı ile ispatlanmıştır. Bu an itibari ile Etiyopya'da denenmektedir.

Diğer inovasyonlar teşhis araçlarını geliştirme arayışındadır. Düşük maliyet seçeneğinde dünya sağlık örgütü sağlık profesyonellerine çocukların solunum sayılarını takip etmelerini tavsiye etmektedir. zatürre vakalarında solunum sayıları artmaktadır.

Sıtma konsorsiyumu ile çalışmalar yürüten UNICEF yeni bir solunum sayısı ölçüm cihazı üzerinde çalışmaktadır. ARIDA(akut solunum enfeksiyonu teşhis kiti) projesi sayesinde sağlık çalışanının solunum sayısı ölçmesi yerine basit bir cihaz çocuğun karnına bağlanılmaktadır.

Nepal ve Etiyopya'daki denemelere göre ARIDA sayesinde sadece daha doğru bir şekilde nefes sayılarının tespiti dışında daha hızlı bir şekilde teşhisler mümkün olabilmektedir.

Dr. Peterson'a göre, "bu tür inovasyonlar hayat kurtarırken, kurtulma oranlarını yükseltirken ve daha fazlasını kurtarmak için ümit vadederken zatürre ile savaş için yapılması gereken çok daha fazla şey var. An itibari ile araştırma ve yatırımlar küresel düzeyde ve hizmetler ise yerel olarak hastalıklara göre dikey olarak organize edilmiş. Sıtma için büyük küresel fonlar kasti olarak zatürre için gerekli olan amoksisilini dışarıda bırakmaktadır."

O'nun inancına göre "çözüm zatürre önleyiciliği, teşhisi ve tedavisi için yatırımlar arttırılmalı ve daha önemlisi baskın enfeksiyonlar için bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var. Sıtmanın ilerleyişi durma seviyesine gelirken, amacım bunlarla tekmili birden bir mücadele."

[1] https://www.telegraph.co.uk/news/0/pneumonia-worlds-biggest-killer-children-became-neglected-disease/?WT.mc_id=e_DM962206&WT.tsrc=email&etype=Edi_GHS_New_Weekly&utm_source=email&utm_medium=Edi_GHS_New_Weekly_2019_03_07&utm_campaign=DM962206 linkinden çeviri yapılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder