12 Temmuz 2026 Pazar

Bir Tehdit Senaryosu Olarak Gertrude Operasyonu ve Nazi Almanyası'nın Türkiye'yi İşgal Planı

Özet:

Bu çalışma, İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktası olan 1942 yılında Nazi Almanyası tarafından Türkiye’ye yönelik hazırlanan askeri işgal planı Gertrude Operasyonu’nu (Unternehmen Gertrude) jeopolitik, askeri, lojistik ve toplumsal boyutlarıyla incelemektedir. Adolf Hitler’in Kafkasya ve Orta Doğu petrol sahalarına ulaşma stratejisinin bir parçası olarak kurgulanan bu plan, Türkiye’nin savaş boyunca yürüttüğü konjonktürel bağımsızlık ve diplomatik denge politikasının maruz kaldığı en ciddi askeri tehditlerden biridir. Çalışmada, Wehrmacht Genelkurmayı’nın (OKW) harekât planlaması, Trakya, Ege ve Kafkasya üzerinden kurgulanan çok cepheli taarruz hatları ve planın lojistik altyapısı birincil ve ikincil kaynaklar ışığında analiz edilmektedir. Ayrıca, operasyonun hayata geçirilememe nedenleri; Stalingrad Muharebesi, El Alamein Yenilgisi ve Müttefiklerin Sicilya Çıkarması (Husky Harekâtı) gibi küresel kırılma noktaları üzerinden değerlendirilmektedir. Bu çalışma, sadece söz konusu operasyonu incelemekle kalmayıp, Türkiye'nin dengeli tutumunun askeri caydırıcılık, yerli savunma sanayii atılımları ve sivil savunma önlemleriyle nasıl iç içe geçtiğini tarihsel belgelerle kanıtlayarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Gertrude Operasyonu, İkinci Dünya Savaşı, Türk Dış Politikası, Çakmak Hattı, Wehrmacht, Jeopolitik, Lojistik.


Giriş

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikası, her iki blok arasında dengeli bir mesafe bırakarak ülkeyi sıcak çatışmanın dışında tutma amacı üzerine inşa edilmiştir. 

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve dönemin diplomatik kadrosu tarafından yönetilen bu strateji, literatürde "aktif tarafsızlık", "konjonktürel bağımsızlık" veya "denge politikası" olarak adlandırılmaktadır.[1] Ancak bu bitaraflık statüsü, Türkiye’nin askeri bir tehdit altında olmadığı anlamına gelmiyordu. Aksine Anadolu coğrafyası, Mihver ve Müttefik güçlerin küresel jeostratejik hesaplarının tam merkezinde yer almaktaydı. Türkiye’nin jeopolitik önemi, Boğazlar’ın kontrolü, Orta Doğu ve Kafkasya petrol sahalarına olan coğrafi yakınlığı ve başta krom olmak üzere savaş sanayisi için kritik ham maddelerin varlığı olmak üzere üç temel unsur etrafında şekilleniyordu.[2]

1941 yılında Balkanlar’ın Nazi Almanyası tarafından işgali ve Barbarossa Harekâtı ile Sovyetler Birliği’ne saldırılması, Türkiye’yi kuzeyden ve batıdan bir Mihver kuşatmasıyla karşı karşıya bıraktı.[3] 18 Haziran 1941’de imzalanan Türk-Alman Dostluk Paktı, geçici bir diplomatik rahatlama sağlasa da Berlin’in stratejik hedefleri değişmedi. Hitler, Kafkasya’nın güney kanadını güvence altına alarak Azerbaycan petrollerine erişimini garanti altına almak istiyordu.[4] 1942 yazında, Alman ordularının Kafkasya’ya doğru ilerlediği Mavi Durum (Case Blue / Unternehmen Blau) döneminde, Wehrmacht bünyesinde Türkiye’nin işgalini öngören gizli bir acil durum senaryosu hazırlandı: Gertrude Operasyonu (Unternehmen Gertrude).[5]

Bu makale, İkinci Dünya Savaşı askeri tarihinin gölgede kalmış ancak Türkiye'nin kaderini doğrudan tehdit etmiş bu işgal planını, askeri strateji, operasyonel lojistik ve uluslararası ilişkiler disiplinleri çerçevesinde kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır.


1. Tarihsel ve Jeopolitik Arka Plan

Anadolu coğrafyasının kilit niteliği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile perçinlenen Boğazlar rejimi, petrol yataklarına yakınlık ve müttefik blokların hammadde talepleriyle doğrudan ilişkiliydi. Savaş ekonomisi bağlamında krom, zırhlı araç üretimi ve ağır sanayi için vazgeçilmez bir bileşendi. Nazi Almanyası’nın savaş makinesini ayakta tutabilmesi, doğrudan doğruya Türk kromunun Berlin’e akışına bağlıydı. Durum Ankara’ya, Mihver ve Müttefik blokları arasında asimetrik bir diplomatik kaldıraç gücü sağlıyordu.[6]

Almanya açısından bakıldığında, Sovyetler Birliği’ni ekonomik ve askeri olarak çökertmenin yolu Bakü petrol sahalarını ele geçirmekten geçiyordu. 1942 yılı askeri konjonktüründe, Generalfeldmarschall Fedor von Bock ve sonrasında Wilhelm List komutasındaki Ordular Grubu A (Heeresgruppe A), Kafkas dağlarına doğru ilerlemekteydi. Bu hamle, Türkiye’nin doğu sınırlarını doğrudan bir savaş alanına dönüştürme potansiyeline sahipti.[7] 

Eğer Wehrmacht Kafkasya bariyerini aşabilirse, Anadolu hem arkadan sarılacak hem de Nazi Almanyası’nın Orta Doğu’daki İngiliz sömürgelerine giden güzergâhı üzerindeki nihai engel haline gelecekti.

Hitler’in küresel stratejisinde Türkiye, başlangıçta tarafsız kalarak güney kanadını güvenceye alan bir tampon bölge olarak kabul edilmişti. Ancak şu iki risk belirdiğinde askeri müdahale kaçınılmaz bir alternatif haline geliyordu:

Türkiye’nin Anglo-Amerikan blokuna yaklaşarak topraklarını müttefik üslerine (özellikle İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne) açması ve Romanya’daki Ploiești petrol sahalarının Türk hava sahası kullanılarak bombalanması riski.

Kafkasya cephesinde Alman lojistik hatlarının tehlikeli biçimde uzaması ve harekatın selahiyeti açısından güney kanadının mutlak surette askeri emniyete alınması ihtiyacı.

İşte bu stratejik endişeler, 1942 yılının temmuz ve ağustos aylarında Oberkommando der Wehrmacht (OKW - Wehrmacht Genelkurmayı) bünyesinde Gertrude Operasyonu’nun planlanmasına yol açtı.[8]


2. Literatür Değerlendirmesi ve Kaynak Kritiği

Gertrude Operasyonu ve dönemin Türk-Alman ilişkileri, uluslararası tarih yazımında farklı ekoller tarafından ele alınmıştır. Konuya dair kaynaklar temel olarak üç grupta toplanabilir:


Anglo-Amerikan Historiyografisi

Frank G. Weber’in The Evasive Neutral (1979) adlı çalışması, İngiliz ve Amerikan arşiv belgelerine dayanarak Berlin’in Ankara üzerindeki diplomatik ve askeri baskı mekanizmalarını inceler. Weber, Gertrude gibi operasyonel planların sadece askeri birer hazırlık olmadığını, aynı zamanda Ankara’yı Mihver çizgisine çekmek için birer şantaj unsuru olarak da arka planda tutulduğunu savunur.[9] İngiliz Dışişleri belgeleriyle paralellik kuran Weber, Müttefiklerin Türkiye'yi savaşa sokma baskısı arttıkça, Berlin'in Gertrude planlarını revize ederek sınır hatlarındaki askeri tahkimatını bir gözdağı unsuru olarak tazelediğini belirtir.

Martin L. van Creveld ise Hitler’s Strategy 1940–1941: The Balkan Climax (1973) eserinde, Alman askeri lojistiğinin sınırlarını tartışırken, Türkiye gibi engebeli ve geniş bir coğrafyaya yapılacak bir saldırının Wehrmacht’ın sınırlı kaynakları üzerindeki olası etkilerini kuramsal olarak değerlendirir.[10] Van Creveld'in analizi, Alman savaş doktrininin operasyonel sınırlarına odaklanarak, Gertrude'un kağıt üzerinde ne kadar kusursuz görünürse görünsün, kıtalararası bir ikmal krizini tetikleyeceğini ortaya koymaktadır.


Türk Historiyografisi ve Askeri Çalışmalar

Selim Deringil’in Turkish Foreign Policy During the Second World War: An ‘Active’ Neutrality (1989) başlıklı eseri, konuyu Türk Dışişleri Bakanlığı arşivleri ve dönemin devlet adamlarının hatıratları üzerinden okur. Deringil, Türk istihbaratının Balkanlar ve Ege’deki Alman askeri hareketliliğini yakından takip ettiğini ve Gertrude Operasyonu gibi senaryolara karşı Trakya’da kurulan Çakmak Hattı ile ciddi bir savunma tahkimatı yapıldığını ortaya koyar.[11]

Trakya'daki askeri müdafaa tahkimatlarının teknik özellikleri ve savunma konsepti ise Salim Aydın'ın "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları" (2020) başlıklı akademik makalesinde askeri arşiv belgeleri ve birincil saha araştırmalarıyla kapsamlı biçimde belgelenmiştir.[12] Ayrıca dönemin sivil halkı üzerindeki travmatik etkiler ve pasif korunma önlemleri, Umut Karabulut'un "Davetsiz Misafiri Beklerken: İkinci Dünya Savaşı Türkiye'sinde Pasif Güvenlik Önlemleri (1939-1940)" (2014) adlı çalışmasında arşiv vesikaları eşliğinde incelenmektedir.


Almanca Birincil Kaynaklar ve Askeri Günlükler

Operasyonun teknik detaylarına dair en güvenilir veriler, Percy Ernst Schramm tarafından yayına hazırlanan Kriegstagebuch des Oberkommandos der Wehrmacht (OKW Savaş Günlüğü) belgelerinde yer almaktadır. 1942 yılına ait kayıtlarda, operasyonun operasyonel hedefleri, gereken tümen sayıları ve lojistik darboğazlar açıkça tartışılmaktadır.[13] Lothar Krecker’in Deutschland und die Türkei im Zweiten Weltkrieg (1964) çalışması ise bu askeri planların diplomatik yansımalarını bizzat Alman dışişleri belgelerine dayanarak analiz eder.[14] Krecker, Wilhelmstrasse (Alman Dışişleri Bakanlığı) ile Zossen (OKH Karargahı) arasındaki kurumsal çatışmanın, Gertrude Operasyonu'nun uygulanma şansını nasıl yıprattığını detaylandırır.


3. Gertrude Operasyonu’nun Stratejik ve Askeri Anatomisi

Wehrmacht planlamacıları tarafından hazırlanan taslaklara göre Gertrude Operasyonu, Türkiye’nin engebeli topografyası ve Türk ordusunun insan gücü dikkate alınarak yıldırım savaşı (Blitzkrieg) doktrinine uygun olarak tasarlanmıştı. Harekâtın başarıya ulaşması için öngörülen maksimum süre 5 hafta olarak belirlenmişti.[15] Kurmay kadro, Türk Ordusu’nun topyekün bir modernizasyondan geçmediğini ancak yüksek savunma azmine ve arazi avantajına sahip olduğunu bildiğinden, harekatın şok etkisiyle hızla bitirilmesini şart koşmuştu. OKW'nin planladığı çok cepheli taarruz akslarının karşılaştırmalı analizi aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:


1. Batı (Trakya) Aksı

Yunanistan ve müttefik Bulgaristan sınırından Meriç Nehri'ni geçerek Trakya üzerinden ilerleyiş.

İstanbul ve Boğazlar'ın stratejik kontrolünün hızla sağlanması.

Meriç Nehri'nin geçiş zorlukları; Trakya'nın dar savunma koridorları.

Betonarme koruganlardan oluşan Çakmak Hattı ve yoğun piyade tahkimatları.[16]


2. Güney (Ege/Akdeniz) Aksı

Ege adalarından Batı Anadolu (İzmir, Muğla) kıyı şeridine amfibi ve hava indirme intikali.

Türk ordusunun Trakya'ya destek göndermesini engellemek ve kuvvetleri bölmek.

Deniz hakimiyeti kısıtları; adalar üzerinden lojistik ikmal yetersizliği.

Batı Anadolu kıyı şeridinde inşa edilen gözetleme ağları ve kıyı koruganları.


3. Doğu (Kafkasya) Aksı

Kafkaslar üzerinden sarp dağ yolları boyunca Doğu Anadolu'ya sızma.

Türk ordusunu arkadan sarmak ve Bakü petrol sahalarının güney kanadını emniyete almak.

Sarp dağ geçitleri; karayolu ve demiryolu altyapısının mutlak yetersizliği.

Bölgesel dağ komandoları ve doğal coğrafi engellerin aktif savunma mevzii yapılması.


Bölgesel İşbirlikleri ve Etnik Faktörler

Alman askeri istihbaratı (Abwehr), operasyonun askeri yükünü hafifletmek adına bölgedeki etnik ve siyasi fay hatlarını kullanmayı planlamıştı. Özellikle Sovyet saflarından esir alınan ve Alman ordusuna katılan Kafkas kökenli askerlerden kurulan lejyonların (Ermeni ve Gürcü lejyonerleri) harekâtın Doğu Anadolu ayağında kılavuz ve yardımcı kuvvet olarak kullanılması teorileştirilmişti.[17] Bu lejyonlar aracılığıyla Doğu Anadolu'da yerel halkın Ankara'ya olan bağlılığı kırılmaya çalışılacaktı.

Ayrıca Kürtçü - ayrılıkçı grupların da operasyonda kullanılması planlanmıştı. Abwehr ajanları Irak ve Suriye sınır hatları üzerinden aşiret liderleriyle temasa geçerek olası bir Alman taarruzunda arkadan isyan çıkarma vaatlerini raporlamışlardı.[18] İtalya ve Bulgaristan’ın da operasyona katılması öngörülüyordu. İşgal sonrasında Türkiye’nin ilgili güçler arasında paylaşılması planlanmaktaydı.[19] Bu paylaşım planına göre Batı Anadolu ve adalar hinterlandı İtalyan nüfuz bölgesine bırakılırken, Trakya'nın bir kısmı Bulgaristan'a vadediliyor, stratejik Boğazlar bölgesi ve petrol hatlarına yakın Doğu bölgeleri ise doğrudan Büyük Alman İmparatorluğu'nun (Großdeutsches Reich) askeri kontrolüne alınıyordu. Türkiye'nin önemli siyaset profesörlerinden Ümit Özdağ bir makalesinde[40] savaşı Almanya’nın kazanması ile ilgili bir senaryoyu ülkemiz ekseninde şu şekilde dile getirmektedir: “Almanya 2. Dünya Savaşı'nı kazansa idi bütün Türkiye patates tarlası yapılacak, Türklerin ilkokul üstü tahsil yapması yasaklanacak, Türk seçkinleri yok edilecekti.”


4. Doktrinel Çatışma ve Çakmak Hattı Savunması

Batı aksından gelecek bir Blitzkrieg taarruzuna karşı Türkiye'nin ana güvencesi Çakmak Hattı'ydı. Çakmak Hattı, Marmara Denizi’nden Karadeniz’e uzanan, beton ve çelik karması bir savunma hattı olarak inşa edilmişti.[20] Mareşal Fevzi Çakmak, Fransızların Maginot Hattı’nı örnek alarak bu planı hazırlamıştı.[21] Dönemin askeri anlayışına göre aşılmaz kabul edilen bu sığınak yapısı, topçu yuvaları ve tank engelleriyle donatılmıştı.

Ancak Mustafa Kemal Atatürk, daha hat inşa edilmeden önce bu tür statik savunma konseptlerine kökten karşı çıkmış ve askeri dehasını yansıtan şu meşhur eleştiriyi getirmişti:

Fransa'da bir onbaşı, ordu başına geçip Harbiye Nazırı oldu. Ekselans Mösyö Maginot. Bu adamın aklına uyarak koca Fransız devleti kuzeydoğu sınırına bir Maginot Hattı kurdu... Israr ederim ki bu hatların faydasına inanamıyorum. Zira harbi insan yapar. Dolayısıyla insanın toprak üstünde bulunması lazımdır. Köstebek gibi toprak altında, beton borularda veya zırhlı kulelerde oturtulacak bir kuvvet, evvelden harp harici edilmiş bir kuvvet sayılmalıdır... Şimdi Mareşal Çakmak da buna dayanıp bir Çakmak Hattı kurmak istiyor. Yağma yok. Ancak üç beş günlük ömrü olan bu hatlar için ben milletimin parasını toprak altına atamam. Harp, oldum olasıya toprak üstünde yapılmıştır. Kazanmak isteyen milletler toprak üzerinde dövüşürler. Söyleyin Mareşal'a bu sevdadan vaz geçsin.” [22]

Atatürk’ün askeri doktrini hareketli savaşa (manevra harbine) dayanıyordu ve Fransa'nın Maginot Hattı'na güvenerek uğradığı feci akıbet, onun bu öngörüsünü trajik bir biçimde haklı çıkaracaktı. Ancak Atatürk’ün 1938’de vefatının ardından İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı döneminde, yaklaşan Alman tehdidinin büyüklüğü ve Türk ordusunun mekanize zırhlı birlik konusundaki yetersizliği sebebiyle başka çare kalmadığı düşünülerek hat süratle inşa edilmiştir.[23] Trakya'yı savunmak adına yaklaşık 400.000 ton çimento bu sığınaklara yatırılmış ve Gertrude Operasyonu’nun haritalarında bu hat, aşılması gereken en zorlu tahkimat olarak işaretlenmişti.

Bu savunma seferberliğinin sanayi ayağında ise yerli silah sanayisinin sembolü haline gelen Nuri Killigil'in[41] İstanbul'daki fabrikasında ürettiği Killigil tabancaları gibi yerli üretim savunma teçhizatları, Türk subay ve astsubaylarının şahsi silah envanterini güçlendirerek sivil ve askeri mukavemet azminin sembolik ama somut birer göstergesi olmuştur. Bu durum, dönemin askeri planlama masalarında duran yerli mühimmat üretim kapasitesinin milli savunma caydırıcılığındaki kilit rolünü de tescillemektedir. Ayrıca Türkiye için dönemin bir diğer önemli savunma merkezli girişimi olarak Nuri Demirağ’ın Uçak Fabrikası girişimini de mutlaka anmak gerekir.


5. Toplumsal Psikoloji, Savaş Korkusu ve Pasif Güvenlik Önlemleri

Tehdit döneminde Türk sivil halkının psikolojisi, sürekli bir askeri işgal beklentisi ve ekonomik buhranın getirdiği yıpranmayla şekillenmekte idi. Devlet erki cephedeki önlemler kadar cephe gerisindeki sivil toplumu da korumaya çalışmıştır. Bu doğrultuda 1940 yılında "Yapılarda Pasif Korunma Bakımından Tatbik Edilecek Esaslar ve Sığınaklar Nizamnamesi" kabul edilmiştir.[24] Valilerin başkanlığındaki vilayet pasif korunma komisyonları, tüm kamu görevlilerini ve sivil ekipleri bu savunma yapısına dahil etmiştir. Örneğin, sadece İstanbul Pasif Korunma Teşkilatı bünyesinde 10.000'den fazla sivil vatandaş ve itfaiye görevlisi tavzif edilmiştir.[25]

Şehirlerde uygulanan karartma geceleri, halkın gündelik yaşamını ve psikolojisini derinden etkileyen bir ritüel haline gelmişti. Olası Mihver hava taarruzlarına karşı geceleri pencerelerin siyah perdelerle kapatılması, sokak lambalarının söndürülmesi ve siren sesleriyle yapılan karartma tatbikatları toplumsal kaygıyı en üst düzeye çıkarmıştı. Okullarda bile pasif müdafaa tecrübeleri yapılıyor, öğrencilerin gaz maskesi edinebilmesi için bütçe imkanları aranıyordu. Şehirlerin meydanlarında halka uçak bombaları teşhir edilerek sivil korunma bilinci aşılanmaya çalışılıyordu.

Bu dönemde halk, bahçelerinde daimi ve geçici koruma siperleri kazmaktaydı. Yaklaşık 2 metre derinliğinde, dibine doğru daralan bu siperler, sivil halkın sığınak ihtiyacını karşılamayı amaçlıyordu. Sınır bölgelerinde, özellikle Trakya ve Batı Anadolu kıyılarında yaşayan halk ise sürekli bir amfibi çıkarma ya da panzer istilası endişesiyle yaşıyordu. Zira tarlalarının hemen yanında devasa betonarme koruganlar yükselmekte idi .

Edebi sahada Rıfat Ilgaz'ın Karartma Geceleri (1974) romanı, İkinci Dünya Savaşı yıllarının bu boğucu ve karanlık atmosferini tarihsel bir vesika gibi sunar. Şair ve öğretmen Mustafa Ural'ın İstanbul'un soğuk, loş ve karartılmış sokaklarındaki kaçış öyküsü, sivil halkın ekmek ve yakacak karnesi kuyruklarındaki çaresizliğini, verem hastalığıyla mücadelesini ve her an üzerlerine düşecek bir bomba korkusuyla geçen travmatik yaşantısını tüm insani çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.[26]


6. Anadolu Demiryolları ve Wehrmacht'ın Lojistik Çıkmazı

Wehrmacht'ın lojistik kapasitesi analiz edildiğinde, Gertrude Operasyonu’nun neden pratik olarak "imkansız" olduğu daha net anlaşılmaktadır. Sovyetler Birliği'nin işgali sırasında (Barbarossa Harekâtı) Alman ordusu, Sovyet demiryollarının 1524 mm genişliğindeki geniş açıklığı (broad gauge) ile kendi 1435 mm'lik standart açıklığı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle muazzam bir lojistik kriz yaşamıştı. Alman demiryolu mühendislik birlikleri (Eisenbahntruppen), işgal edilen bölgelerdeki rayları daraltmak zorunda kalmıştı.[27]

Türkiye'de ise ana demiryolu hatları (Anadolu-Bağdat, Rumeli ve İzmir-Aydın hatları) normal hat standardında olup halihazırda 1435 mm standart açıklığa sahipti.[28] Dolayısıyla Wehrmacht, teorik olarak regaj (hat genişliğini değiştirme) işlemi yapmadan kendi çeker ve vagonlarını Türk hatlarında yürütebilirdi. Ancak bu teknik avantaja rağmen, Türk demiryolu altyapısının yapısal kısıtları operasyonu lojistik bir felakete sürükleyecek nitelikteydi:

Tek Hat (Single Track) Darboğazı: Türkiye demiryolu şebekesinin neredeyse tamamı tek hat esasına göre döşenmişti . Tek hatlı demiryollarında trenlerin karşılıklı geçiş yapabilmesi için istasyonlardaki kaçış hatlarında (makaslarda) beklemeleri gerekiyordu. Bu durum, hat kapasitesini ve günlük vagon geçiş sayısını dramatik ölçüde sınırlandırıyordu. Modern bir Wehrmacht panzer tümeninin günlük ortalama 350 ton ikmal malzemesine (yakıt, mühimmat, yedek parça) ihtiyaç duyduğu düşünüldüğünde , tek hatlı bir şebekenin bu tonajı Anadolu'nun içlerine taşıması imkansızdı.

Çeker ve Vagon Yetersizliği: TCDD’nin elindeki lokomotif ve vagon parkı son derece sınırlı ve yıpranmıştı. Lokomotiflerin yedek parça ve yağlama yetersizliği gibi sorunlar mevcuttu. Savaş yıllarında Afrika kıtasını dolaşarak denizaltılardan kaçarak Türkiye'ye ulaşabilen TCDD 45165 gibi az sayıda savaş gazisi buharlı lokomotif Anadolu'nun yükünü taşımaya çalışıyordu. Ağır zırhlı birliklerin ve binlerce tonluk askeri mühimmatın nakliyesi için gereken ağır yük vagonları Türkiye’de mevcut değildi.

Coğrafi Engeller ve Sabotaj Hassasiyeti: Anadolu'nun dağlık yapısı, demiryolu hatlarının çok sayıda tünel, viyadük ve köprü üzerinden geçmesini zorunlu kılıyordu. Bu sanat yapıları, geri çekilen Türk istihkâm birlikleri veya yerel gerilla unsurları tarafından kolaylıkla sabote edilebilecek hassas noktalar (choke points) konumundaydı. Tek bir tünelin veya viyadüğün havaya uçurulması, arkadan gelen Alman zırhlı tümenlerinin ikmal zincirini haftalarca felç etmeye yetebilirdi. Ayrıca Anadolu karayollarının ilkel, stabilizesiz durumu ve motorlu taşıtların demiryolu desteği olmaksızın engebeli arazide 300-400 kilometreden fazla ilerleyememesi, ikmal krizini kaçınılmaz kılıyordu.


7. Diplomatik Savaş, İstihbarat Ağı ve Ankara'daki Suikast Girişimi

Gertrude Operasyonu’nun askeri planlaması haritalar üzerinde devam ederken, Ankara’da tam manasıyla bir casuslar savaşı yaşanmaktaydı. Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Franz von Papen, geleneksel diplomasi okulundan gelen bir figür olarak, Türkiye’nin askeri bir işgalle Mihver sistemine dahil edilmesine karşı çıkıyordu. Von Papen’in stratejisi, Türkiye'yi ezmek yerine onu ekonomik ve diplomatik olarak Berlin'e bağımlı bir "uydusal ortak" haline getirmekti. Von Papen’e göre, Türkiye gibi milliyetçi ve askeri refleksleri güçlü bir ülkeyi işgal etmek, Wehrmacht için Balkanlara kıyasla çok daha büyük bir milli bilinç tetiklemeli savaş ve lojistik bataklık anlamına gelecekti.[29]

Von Papen, Berlin’e gönderdiği raporlarda şu argümanı savunmaktaydı:

Türkiye’yi silah zoruyla tarafsızlığından saptırmak, İngilizlerin ve Sovyetlerin işine yarayacak yeni bir cephe açmaktan başka bir sonuç doğurmaz. Mevcut ekonomik anlaşmalar ve krom sevkiyatı, Türkiye’nin tarafsız kalması durumunda da Almanya’nın çıkarlarına hizmet etmektedir.”

Von Papen’in bu tutumu, OKW’nin askeri kanadıyla arasında ciddi bir gerilime yol açtı. Kurmay subaylar diplomasinin hantal kaldığını ileri sürerken, von Papen askeri müdahalenin petrol kaynaklarını ateşe vermekten başka işe yaramayacağını savunuyordu.[30]

Savaşın yarattığı bu yeraltı geriliminin en somut dışavurumu Ankara'nın göbeğinde yaşandı; 24 Şubat 1942’de von Papen ve eşi Ankara’da başarısız bir bombalı suikasta uğradı. Bu hadise, Ankara’daki diplomatik atmosferin ne kadar gergin olduğunu ve gizli servislerin Türkiye üzerindeki kanlı satrancını göstermesi bakımından önemlidir.[31] Suikast girişimi sonrası asimetrik bir propaganda savaşı patlak verdi:

Sovyetler Birliği Basını: Izvestiya ve Pravda gazeteleri olayın Almanlar tarafından kurgulandığını ve suçun Moskova üzerine atılmaya çalışıldığını iddia ederek Türk mahkemelerini taraflı olmakla suçladı.

Alman Basını: Suikastın İngiliz ve Sovyet gizli servislerinin ortak bir tertibi olduğunu savunarak, Müttefiklerin uluslararası hukuku çiğnediğini öne sürdü; bununla birlikte Türk-Alman ilişkilerinin bozulmadığı propagandasını yürüttü.

İngiliz ve Fransız Basını: İngiliz basını suikastın arkasında Alman provokasyonunun olduğunu iddia ederken, Özgür Fransa basını Müttefik çizgisini, Vichy basını ise Alman tezlerini destekledi.


8. Operasyonun İptal Edilme Nedenleri ve Kırılma Noktaları

Gertrude Operasyonu, hiçbir zaman kâğıt üzerindeki bir kuramsal tasarım olmaktan öteye geçemedi. Harekâtın iptal edilerek rafa kaldırılması, Wehrmacht’ın stratejik yeteneklerinin küresel ölçekte gerilemesiyle doğrudan bağlantılıdır.[32] Fakat bu durum, Operasyon Gertrude hakkında çok kısıtlı bir kaynağın erişilebilir olduğu günümüzde bile, böyle bir planın Alman Genelkurmayı tarafından ciddi bir şekilde tasarlandığı gerçeğinin üzerini örtemez. 

İkinci Dünya Savaşı'nın devasa ölçeği, Almanya’yı aynı anda çok fazla cephede dövüşmeye zorlamış ve kaynak yönetimini imkansız kılmıştı. 1942 sonu ve 1943 başındaki üç büyük askeri gelişme, planın sonunu hazırladı:

Kasım 1942 - İkinci El Alamein Muharebesi: Kuzey Afrika’daki Mihver varlığı çöktü. Süveyş Kanalı üzerinden Ortadoğu’ya sızma ve Türkiye’yi güneyden kuşatma ihtimali ortadan kalktı.[33]

Şubat 1943 - Stalingrad Kuşatması'nın Sona Ermesi: General Paulus’un 6. Ordusu’nun imhası, Almanların Kafkasya’dan tamamen çekilmesine yol açtı. Doğu aksı tamamen çöktü.[34]

Temmuz 1943 - Sicilya’nın İşgali (Husky Harekâtı): Müttefikler Avrupa kıtasına ayak bastı. Almanya, kaynaklarını savunmaya kaydırmak zorunda kaldı. saldırı planları uygulanamaz oldu.[35]

Kızıl Ordu’nun Kafkasya bölgesindeki hızlı ilerleyişi de planın pratik olarak terk edilmesinde etkili olmuştur.[36] Stalingrad yenilgisi ile birlikte OKW, eldeki tüm ihtiyat kuvvetlerini doğu cephesini tutmaya yönlendirince, Türkiye’ye ayrılacak hiçbir askeri kaynak ve stratejik nefes kalmadı. Böylece Gertrude dosyası açılmamak üzere Wehrmacht arşivlerinin derinliklerine gömüldü.[37] Ve maalesef ki konu halen Türk Akademik Camiası’nın ilgisini çekmekten uzak durumdadır. 


9. Sonuç

Gertrude Operasyonu (Unternehmen Gertrude), Nazi Almanyası’nın İkinci Dünya Savaşındaki yayılmacı stratejisinin sınırlarını ve Türk Dış Politikası’nın maruz kaldığı gizli tehlikelerin boyutunu gösteren en somut tarihi vesikalardan biridir. 

Harekât planı, Almanya’nın küresel savaşı kazanma ihtimalinin hâlâ masada olduğu 1942 askeri üstünlük döneminin bir ürünüdür. Eğer hayata geçirilseydi, harbin gidişatı ve Türkiye’nin demografik-siyasal yapısı geri dönülemez biçimde tahrip olabilirdi. Nitekim Rahmetli İlber Ortaylı’nın da resmi sosyal medya hesabından dile getirdiği şekli ile İsmet İnönü durumu “Sizi ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım” demiştir.[42]

Türkiye’nin bu ölümcül senaryodan kurtulması, iki temel faktörün bir araya gelmesiyle mümkün olmuştur: 

İlk olarak, İsmet İnönü yönetiminin sergilediği, ne Mihver’i ne de Müttefikleri erken bir aşamada radikal bir hamleye zorlamayan, her iki tarafa da duymak istedikleri diplomatik tavizleri veren ancak askeri olarak tavizsiz duran “aktif tarafsızlık” diplomasisidir. Fakat durum savaşın son safhasında Yalta Konferansı sonrasına denk gelen dönemde devam ettirilememiştir. Bu vaziyet, Türkiye'nin o dönemin bitap düşmüş Avrupası ve İngiltere’den doğan boşluğun doldurulmaya çalışan Birleşik Devletler yanında taraf tutması sebebiyle, İkinci Dünya Savaşı sonrası büyük tavizler koparacak olan Sovyetler için bir “hedef ülke” haline gelmesinin nedenlerinden biri olacaktır.

İkinci ve daha belirleyici olarak ise, Wehrmacht’ın Stalingrad ve El Alamein’de yaşadığı stratejik yenilgilerle askeri gücünün zirve noktasını (culminating point) aşması ve kendi canının derdine düşmesidir.[38]

Sonuç olarak Gertrude Operasyonu, askeri tarih literatüründe hayata geçirilememiş bir “contingency/acil durum ihtimali” olarak kalsa da, savaşın kaderinin ve coğrafi sınırların ne kadar hassas dengelere bağlı olduğunu, küçük ve orta ölçekli devletlerin devlerin savaşında hayatta kalabilmek için ne denli muazzam bir diplomatik zeka ve askeri direnç göstermesi gerektiğini anlamak açısından tarih yazımında kritik bir öneme sahip olmayı sürdürmektedir.[39] Asla küçümsenmemeli ve gerektiği gibi üzerinde önemle durulmalıdır. Uluslararası ilişkiler perspektifi ile “Devletlerin dostu yoktur, çıkarları vardır” düsturu ile kıymeti kendinden menkul bazı çarpık zihinlerin “maksatlı” olarak dile getirdikleri, Birinci Dünya Savaşı'ndaki birincil müttefikimizin duygusal sebeplerle İkinci Dünya Savaşı'nda topraklarımızı işgal etmediği palavrası acilen zihinlerden silinmelidir.

Görüleceği üzere planlar yapılmış, üzerine düşünülmüş ve henüz bilmediğimiz birçok hususu ile o günün şartlarında Alman Kurmayları tarafından ele alınmış bir konu olduğu aşikardır.


Dipnotlar (Notlar)

[*] Bağımsız okur-yazar, osman.celebi@st.uskudar.edu.tr

[1]: Selim Deringil, Turkish Foreign Policy During the Second World War: An 'Active' Neutrality (Cambridge: Cambridge University Press, 1989), s. 1-15. 

[2]: Frank G. Weber, The Evasive Neutral: Germany, Britain and the Quest for a Turkish Alliance in the Second World War (Columbia: University of Missouri Press, 1979), s. 3-12. 

[3]: Deringil, Turkish Foreign Policy, s. 45-62.

[4]: Deringil, Turkish Foreign Policy, s. 63-70. 

[5]: Percy Ernst Schramm (ed.), Kriegstagebuch des Oberkommandos der Wehrmacht (Wehrmachtführungsstab) 1940–1945, Band II: 1942 (Frankfurt am Main: Bernard & Graefe, 1963), s. 450-455. 

[6]: Weber, The Evasive Neutral, s. 8-10.

[7]: Andreas Hillgruber, Hitlers Strategie. Politik und Kriegführung 1940–1941 (Frankfurt am Main: Bernard & Graefe, 1965), s. 220-235.

[8]: Schramm, Kriegstagebuch des OKW, s. 460-465. 

[9]: Weber, The Evasive Neutral, s. 120-135. 

[10]: Martin L. van Creveld, Hitler’s Strategy 1940–1941: The Balkan Climax (Cambridge: Cambridge University Press, 1973), s. 85-102. 

[11]: Deringil, Turkish Foreign Policy, s. 140-160. 

[12]: Salim Aydın, "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları", Güvenlik Stratejileri Dergisi, c. 16, sy. 34 (2020), s. 383-451. 

[13]: Schramm, Kriegstagebuch des OKW, s. 470-480. 

[14]: Lothar Krecker, Deutschland und die Türkei im Zweiten Weltkrieg (Frankfurt am Main: Vittorio Klostermann, 1964), s. 180-200. 

[15]: John Keegan ve Sydney L. Mayer, The Rand McNally Encyclopedia of World War II (Chicago: Rand McNally, 1977), s. 210-211.

[16]: Aydın, "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması", s. 388. 

[17]: Mehmet Perinçek, "Nazi-Dashnak Collaboration during World War II", Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus içinde, ed. Center for Eurasian Studies (Ankara: Terazi Publishing, 2016), ss. 45-60. 

[18]: Krecker, Deutschland und die Türkei, s. 185-190. 

[19]: Kerrigan Michael, World War II Plans That Never Happened: The True Story of Cancelled Invasions, Assassinations and Secret Weapons Operations from 1939–1945 (New York: Sterling Publishing, 2019), s. 96-97. 

[20]: Aydın, "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması", s. 391. 

[21]: Aydın, "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması”, s. 395. 

[22]: Mustafa Kemal Atatürk, Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt 30: 1 Ekim 1937 - 10 Kasım 1938 (İstanbul: Kaynak Yayınları, 2011), s. 278. 

[23]: Aydın, "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması", s. 401. 

[24]: "Yapılarda Pasif Korunma Bakımından Tatbik Edilecek Esaslar ve Sığınaklar Nizamnamesi", Kararname No: 2/12571 (Ankara: Başvekalet Neşriyat ve Müdevvenat Dairesi Müdürlüğü, 1940). 

[25]: Umut Karabulut, "Davetsiz Misafiri Beklerken: İkinci Dünya Savaşı Türkiye'sinde Pasif Güvenlik Önlemleri (1939-1940)", Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, c. 14, sy. 28 (2014), s. 199-223. 

[26]: Rıfat Ilgaz, Karartma Geceleri (İstanbul: Çınar Yayınları, 1974), s. 15-50. 

[27]: H. G. W. Davie, "The Influence of Railways on Military Operations in the Russo-German War 1941-1945", Journal of Military History, c. 82, sy. 1 (2018), s. 45-50. 

[28]: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), Demiryolu Hattı Uzunlukları ve Açıklık Standartları Raporu (Ankara: TCDD Yayınları, 2023). 

[29]: Krecker, Deutschland und die Türkei, s. 185-190. 

[30]: Krecker, Deutschland und die Türke., s. 190-195. 

[31]: "Franz von Papen (1879-1969)", Atatürk Ansiklopedisi, erişim tarihi: 11.7.2026, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr. 

[32]: Schramm, Kriegstagebuch des OKW, s. 490-495. 

[33]: Keegan ve Mayer, The Rand McNally Encyclopedia of World War II, s. 212. 

[34]: Keegan ve Mayer, The Rand McNally Encyclopedia of World War II, s. 215. 

[35]: Michael, World War II Plans That Never Happened, s. 98. 

[36]: Michael, World War II Plans That Never Happened, s. 99. 

[37]: Schramm, Kriegstagebuch des OKW, s. 495-500. 

[38]: Deringil, Turkish Foreign Policy, s. 200-210. 

[39]: Weber, The Evasive Neutral, s. 200-210.

[40] https://x.com/Metruk_Haber/status/1791203084397392298, erişimden kaldırılmış. “Ümit Özdağ Patates Tarlası” şeklinde yapılacak Google araması neticesinde ulaşılabilir.

[41] Vikipedi, Nuri Killigil (Azerbaycan Türkçesi) https://az.wikipedia.org/wiki/Nuru_Pa%C5%9Fa, erişim tarihi 10.7.2026

[42] https://x.com/ILBERORTAYLIGSU/status/508385200771178497, erişim tarihi 9.7.2026


Kaynakça (Bibliography)

Atatürk, Mustafa Kemal. Atatürk'ün Bütün Eserleri. Cilt 30: 1 Ekim 1937 - 10 Kasım 1938. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2011.

Aydın, Salim. "İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları." Güvenlik Stratejileri Dergisi, c. 16, sy. 34 (2020): 383-451.

Başvekalet Neşriyat ve Müdevvenat Dairesi Müdürlüğü. Yapılarda Pasif Korunma Bakımından Tatbik Edilecek Esaslar ve Sığınaklar Nizamnamesi, Kararname No: 2/12571. Ankara: Başvekalet, 1940.

Creveld, Martin L. van. Hitler’s Strategy 1940–1941: The Balkan Climax. Cambridge: Cambridge University Press, 1973.

Davie, H. G. W. "The Influence of Railways on Military Operations in the Russo-German War 1941-1945." Journal of Military History, c. 82, sy. 1 (2018): 45-62.

Deringil, Selim. Turkish Foreign Policy During the Second World War: An 'Active' Neutrality. Cambridge: Cambridge University Press, 1989.

Hillgruber, Andreas. Hitlers Strategie. Politik und Kriegführung 1940–1941. Frankfurt am Main: Bernard & Graefe, 1965.

Ilgaz, Rıfat. Karartma Geceleri. İstanbul: Çınar Yayınları, 1974.

Karabulut, Umut. "Davetsiz Misafiri Beklerken: İkinci Dünya Savaşı Türkiye'sinde Pasif Güvenlik Önlemleri (1939-1940)." Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, c. 14, sy. 28 (2014): 199-223.

Keegan, John ve Sydney L. Mayer. The Rand McNally Encyclopedia of World War II. Chicago: Rand McNally, 1977.

Krecker, Lothar. Deutschland und die Türkei im Zweiten Weltkrieg. Frankfurt am Main: Vittorio Klostermann, 1964.

Michael, Kerrigan. World War II Plans That Never Happened: The True Story of Cancelled Invasions, Assassinations and Secret Weapons Operations from 1939–1945. New York: Sterling Publishing, 2019.

Perinçek, Mehmet. "Nazi-Dashnak Collaboration during World War II." Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus içinde, editör Center for Eurasian Studies, 45-60. Ankara: Terazi Publishing, 2016.

Schramm, Percy Ernst (ed.). Kriegstagebuch des Oberkommandos der Wehrmacht (Wehrmachtführungsstab) 1940–1945. Band II: 1942. Frankfurt am Main: Bernard & Graefe, 1963.

TCDD. Demiryolu Hattı Uzunlukları ve Açıklık Standartları Raporu. Ankara: TCDD Yayınları, 2023.

Weber, Frank G. The Evasive Neutral: Germany, Britain and the Quest for a Turkish Alliance in the Second World War. Columbia: University of Missouri Press, 1979.

Yıldız, Muhammet ve Abdulkadir Altun. "İkinci Dünya Savaşı'nda Ankara'daki Diplomatik Suikastler ve Dış Basın Yansımaları." Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, c. 14, sy. 28 (2014): 199-215.


Alıntılanan çalışmalar

1. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları - Güvenlik Stratejileri Dergisi - DergiPark, https://dergipark.org.tr/tr/pub/guvenlikstrtj/article/768619 

2. Davetsiz Misafiri Beklerken İkinci Dünya Savaşı Türkiye'sinde Pasif Güvenlik Önlemleri (1939-1940) - DergiPark, https://dergipark.org.tr/tr/pub/cttad/article/270480 

3. Alman Saldırısına Karşı Yapılıp Çürümeye Terk Edilen Çakmak Savunma Hattı - Ekşi Şeyler, https://eksiseyler.com/alman-saldirisina-karsi-yapilip-curumeye-terk-edilen-cakmak-savunma-hatti 

4. e-ISSN: 2618-6187 TÜRKİYE'DE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI ARİFESİ VE SAVAŞ ESNASINDA OLASI SALDIRILARA KARŞI HALKI BİLGİLE - DergiPark, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3470549 

5. davetsiz misafiri beklerken ikinci dünya savaşı türkiye'sinde pasif güvenlik önlemleri (1939-1940), https://ataturkilkeleri.deu.edu.tr/ai/uploaded_files/file/dergi%2028/07_umut_karabulut.pdf 

6. Davetsiz misafiri beklerken İkinci Dünya Savaşı Türkiye'sinde pasif güvenlik önlemleri (1939-1940) - TRDizin, https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/157346/davetsiz-misafiri-beklerken-ikinci-dunya-savasi-turkiyesinde-pasif-guvenlik-onlemleri-1939-1940 

7. Karartma Geceleri | GETEM E-Kütüphane, https://www.getem.boun.edu.tr/?q=node/3820 

8. İkinci Dünya Savaşı Sırasında Türkiye'de Yaşam ve Uygulanan Politikalar - Onedio, https://onedio.com/haber/ikinci-dunya-savasi-sirasinda-turkiye-de-yasam-ve-uygulanan-politikalar-997128 

9. Karartma Geceleri - Sarıtepe Kampüsü, https://saritepe.bogazici.edu.tr/content/karartma-geceleri 

10. Karartma Geceleri - Çınar Yayınları, https://www.cinaryayinlari.com/product/karartma-geceleri/ 

11. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hat - TRDizin, https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/370277/ 

12. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları - Güvenlik Stratejileri Dergisi, https://gsd.msu.edu.tr/Content/sayilar/dokuman/GSD_34/GSD_34_Art_6_062020.pdf 

13. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları - ResearchGate, https://www.researchgate.net/publication/342901145_Ikinci_Dunya_Savasi'nda_Kiyi_ve_Ic_Hat_Savunmasi_Cakmak_Hatti_Buyukcekmece-Catalca_Koruganlari 

14. Çakmak Hattı: Bir Kültürel Peyzaj Rotası - Tasarım Rehberleri, https://www.tasarimrehberleri.com/kulturelkod/cakmak-hatti-bir-kulturel-peyzaj-rotasi/ 

15. Salim Aydın - Google Scholar, https://scholar.google.com/citations?user=i0R7OYQAAAAJ&hl=tr 

16. ASKERİ MİMARİ MİRASIN KORUNMASI BAĞLAMINDA ÇAKMAK HATTI KIYI KORUGANLARI (ANADOLU FENERİ- RİVA-ŞİLE) - Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi - DergiPark, https://dergipark.org.tr/tr/pub/trakyasobed/article/1163988 

17. (PDF) İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları Coastal and Internal Defence during World War Two - ResearchGate, https://www.researchgate.net/publication/344282984_Ikinci_Dunya_Savasi'nda_Kiyi_ve_Ic_Hat_Savunmasi_Cakmak_Hatti_Buyukcekmece-Catalca_Koruganlari_Coastal_and_Internal_Defence_during_World_War_Two_Blockhouses_of_Cakmak_Line_Buyukcekmece_-_Catalca 

18. International Journal of Social Sciences - DergiPark, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4179517 

19. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları - CEEOL - Article Detail, https://www.ceeol.com/search/article-detail?id=881250 

20. Salim AYDIN | Faculty Member | Associate Professor | Research profile - ResearchGate, https://www.researchgate.net/profile/Salim-Aydin-2 

21. İkinci Dünya Savaşı'nda Kıyı ve İç Hat Savunması: Çakmak Hattı (Büyükçekmece-Çatalca) Koruganları - IAD - Index of Academic Documents, https://www.indexacademicdocs.org/paper/585/56002/768619 

22. SANATÇI ROMANI (KÜNSTLERROMAN) OLARAK KARARTMA GECELERİ - DergiPark, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/592485 

23. The Influence of Railways on Military Operations in the Russo-German War 1941–1945, https://www.hgwdavie.com/blog/2018/3/9/the-influence-of-railways-on-military-operations-in-the-russo-german-war-19411945 

24. What would you have done differently in 1942 if you were in control of the Wehrmacht, https://www.reddit.com/r/HistoryWhatIf/comments/1fo1joz/what_would_you_have_done_differently_in_1942_if/ 

25. Why didn't the Germans simply pre-build Russian gauge railroad tracks throughout their own territory, connecting all of their important logistics hubs, and towards the Soviet border, in the years leading up to the invasion of the Soviet Union? - Quora, https://www.quora.com/Why-didn-t-the-Germans-simply-pre-build-Russian-gauge-railroad-tracks-throughout-their-own-territory-connecting-all-of-their-important-logistics-hubs-and-towards-the-Soviet-border-in-the-years-leading-up-to-the 

26. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları - Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Cumhuriyeti_Devlet_Demiryollar%C4%B1 

27. DÜNDEN BUGÜNE TÜRKİYE'NİN DEMİRYOLU SERÜVENİ - Utikad, https://www.utikad.org.tr/Detay/Sektor-Haberleri/10478/dunden-bugune-turkiye- 

28. Bağdat Demiryolu - Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Ba%C4%9Fdat_Demiryolu 

29. North African Campaign: WWII's Ultimate War of Logistics - Warfare History Network, https://warfarehistorynetwork.com/article/north-african-campaign-wwiis-ultimate-war-of-logistics/ 

30. Military Agency Records RG 226 | National Archives, https://www.archives.gov/research/holocaust/finding-aid/military/rg-226-3b.html 

31. "Sincan'daki bu tren (TCDD 45165) gerçek bir savaş gazisi. 2. Dünya Savaşı'nda denizaltılardan kaçmak için tüm Afrika'yı dolaşarak Türkiye'ye gelebilmiş. 80'lere kadar Anadolu'nun yükünü çeken bu dev, şimdi burada. : r/transitTurkey - Reddit, https://www.reddit.com/r/transitTurkey/comments/1px18p6/sincandaki_bu_tren_tcdd_45165_ger%C3%A7ek_bir_sava%C5%9F/ 

32. Von Papen Suikastının Dış Basındaki Yansımaları - DergiPark, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4812435 33. Atatürk'ün öngörüleri ile 2. Dünya Savaşı | Technopat Sosyal, https://www.technopat.net/sosyal/konu/ataturkun-ongoruleri-ile-2-dunya-savasi.3933665/