29 Ocak 2014 Çarşamba

Durmuş Hocaoğlu'na "Sagu"

Durmuş Hocaoğlu

"Kıyamet gününde âlimlerin mürekkebi ile şehitlerin kanı tartılır, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından ağır gelir." - Hadis-i Şerif 

Hocam ikinci sene geldi, çattı; sen bizi bir başımıza, mürşidsiz koyalı. Pusulasız ve sonu görünmeyen kaoslar içerisinde "fikirsiz" kaldık. Önceleri silahsız, parasız, yiyeceksiz hatta yurtsuz dahi kaldığımız oldu. Lakin fikirsizliğin çöllerinde susuz kalmak... Bu bambaşka bir işkence ve eziyet ki bir kere değil; her an yeniden ve yeniden sadistçe öldürüyor... 

Senin kaleminden damlayan sütün hasretini yudumlar olduk; geleceği emzirmeni özledik. Bizi sert ve soğuk su etkisi ile çarpmanı, kendimize getirmeni, uykularımızı kaçırmanı özledik.

Vatan derdi ile dertlenmenin onulmaz yarası ile adeta bir annenin gözü önünde evladının lime lime edilmesinin acısı ve haykırışı ile bize Vatan kavramının deruni taraflarını yaşayarak öğretmeni özledik…

Onca derdine ve meşgalenin içerisinde biie arayarak, yeri geldiğince bir hocadan öte "baba nasihatları" etmeni özledik.

Kendini "alleme-i cihan" sananların, televizyon maymunlarının ve satılık kalemşörlerin karşısında bir entelektüel haysiyet içerisinde titizlikle okumalar yapmanı; yazı yazarken bazen günlerce uykusuz kalmanın sebebini yokluğunda daha şiddetli anladık. Yokluğunla harlandık; seni bir daha özledik.

İşittiklerimize oldu ki kulaklarımız inanmak istedi, gördüklerimizle gözlerimiz karardı. "Durmuş Hocam bizi uyarmıştı, bunu demişti" derken olanların şeddesi ve olacakların tahayyülü içerisinde "İkinci Endülüs" benzetmen ile irkiliyoruz. Etrafta dolanan Endüljans Papazlarını bozguna uğratmanı özledik.

El hasılı sonu gelmez bu yakınmaların…

İkinci Ergenekon benzetmen ile ümitvar olma gayretindeyiz.



Talebelerin seni özledi Hocam; Seni Özledik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme