1 Aralık 2013 Pazar

Alle Menschen Werden Brüder*


Orta Çağ’da Batı, kiliseye karşı reform yaptı.

Tanrı adına orantısız güç kullanan papazları etkisiz bırakmak amaçlanmıştı.

Reform ihalesini Martin Luther almıştı. Yüklenici firma ihale yükümlülüklerini layık-ı veçhi ile yerine getirdi. O ihalede I. Süleyman’ın taşeron firma ile ihaleyi aldığı da iddialar arasında idi. İddialar ispat olunamadı.

Neyse… Maksat hâsıl oldu. Papazların ve kilisenin eski gücü kırılmıştı. Daha sonra ispatı ve tenkiti mümkün olan bir put yontulmaya başlandı. Yeni din: bilimdi.
Eskiden papazlardan başlayan rivayet silsileleri, artık İsviçreli bilim adamlarından başlayacaktı. Hem bu dine küfreden kâfir değil cahil ve yobaz olacaktı.

Daha sonra bu dinin ilmihali de kaleme alınacaktı.( Bu ilmihalin bir nüshasından Âsitâne’ye de yollanılmak istendi hatta. İrşad maksatlısından(!) )

Kilisenin tahakkümüne boyun eğen insanlar –fıtratından mıdır nedir– bilimin tahakkümüne de boyun eğiverdi.

İstatistikî veriler menkıbelerin yerini aldı…

Rakamların va’z ettikleri, ayetlerin va’z ettiklerinden daha muhkem ve güvenilir addedildi…

İnsan yanılabilirdi ama makaleler, malumatlar, kitaplar yanılmazdı.

Yani yine insan ihmal edilmişti.

İnsanlar (!) yine insanı ihmal etmişti.

Ne de olsa insan insanın kurdu idi. (Bu zihniyete göre insanın diğer varlıklarla münasebeti nasıldır acaba? Diye düşündürmüştür.)

İmdi, bu yeni sistemin akıbeti ne olacak?

Ortaçağ döneminde kiliseyi yontan, tapan, kıran insanlar acaba bu yeni sistemden ne zaman bıkacak?

İnananlarına, kendisine karşı bir hata yapıldığında yetmiş kere yedi defa bağışlamayı emreden dine inananlar; o dine neler yapmıştı; acımasız bir rekabeti emreden yeni inancın müntesipleri bu inancı yıkarken neler yapar?

Yeni sistemi sîgâya çeken bir Molla Martin Luther gelir mi?

İnsanlar kendilerine hürriyet diye lanse edilen teranelerin sahte olduğunu ne zaman düşünmeye başlayacak?

Sorular bizi daha nice sorulara, onlar da yeni sorulara götürür. Bizim işimiz soru sormak. Cevap mı? Elbet kuş dilin bilen bir Süleyman gelir.

Bütün bu ahval ve şerait içinde deriz ki: Ey Batı Reayası; sana dikte edilenleri elinin tersi ile bir kenara it… Hakikati bil, ve hakikat seni hür kılacak…

Von Schiller’in dediği gibi: “Hür doğmuştur tüm insanlar / Hür yaşamak hakkıdır.”

*Alettahsis, Reformun banisi Martin Luther’in, başlığımızı şiirinden aldığımız şair Von Schiller’in ve Adolf Hitler’in mensubu olduğu, Birinci Cihan Harbi’ndeki müttefikimiz Almanlar şahsında tüm Batı Reayasına ithaf olunur.

(Ludwig Van Beethoven’ın 9. Senfonisi eşliğinde okunması tavsiye olunur.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme